Printer Friendly
The Free Library
19,573,952 articles and books
Member login
User name  
Password 
 
Join us Forgot password?

A journey towards the edge of life: traveling with three favorite male authors/Bir kadin yazar hayran oldugu erkek yazarlarla yasamin ucuna yolculuk duslerse: Tezer Ozlu'den kafka, svevo ve pavese'ye.


Tezer Ozlu, a woman writer who was lost to the Turkish Literary Community at an early age, was an admirer of three well known authors: Franz Kafka Noun 1. Franz Kafka - Czech novelist who wrote in German about a nightmarish world of isolated and troubled individuals (1883-1924)
Kafka
, Italo Svevo Aron Ettore Schmitz (December 19, 1861 – September 13 1928), better known by the pseudonym Italo Svevo, was an Italian businessman and author of novels, plays, and short stories.  and Cesare Pavese Cesare Pavese (September 9, 1908 – August 27, 1950) was an Italian poet, novelist, literary critic and translator; he is widely considered among the major authors of the 20th century in his home country. . Following are her memoirs mem·oir  
n.
1. An account of the personal experiences of an author.

2. An autobiography. Often used in the plural.

3. A biography or biographical sketch.

4.
 from a voyage to the gravesites of these authors. Poignantly, the visits at the three graves became Ozlu's own voyage "towards the edge of life." At each grave, Ozlu sensed strong relations between the life stories of the three authors, the life stories of their fictional characters and her own life story. For this reason, there are frequent quotations from the works of Kafka Kaf·ka   , Franz 1883-1924.

Austrian writer whose stories, such as "The Metamorphosis" (1916), and novels, including The Trial (1925) and The Castle (1926), concern troubled individuals in a nightmarishly impersonal world.
, Svevo and Pavese Pa`vese´

n. 1. Pavise.
 in Ozlu's writings. Furthermore, the cities in which these authors lived had a great deal of influence on Ozlu's works. She personified Torino Torino: see Turin, Italy.  in her narration of the suicide of Pavese, described Prague Prague (präg, prāg), Czech Praha, Ger. Prag, city (1993 pop. 1,216,500), capital and largest city of the Czech Republic and former capital of Czechoslovakia, on both banks of the Vltava (Ger. Moldau) River.  along with the labyrinths Not to be confused with Labyrinth.
Labyrinths (1962) is a collection of short stories and essays by Jorge Luis Borges.

It includes Tlön, Uqbar, Orbis Tertius, The Garden of Forking Paths, and The Library of Babel
 created in Kafka's novels and expressed Svevo's contradictory feelings about Trieste Trieste (trēĕ`stā), Serbo-Croatian Trst, city (1991 pop. 231,100), capital of Friuli–Venezia Giulia and of Trieste prov., extreme NE Italy, on the Gulf of Trieste (at the head of the Adriatic Sea). . Having produced a large number of significant works during her very short lifetime, Tezer Ozlu passed away having bequeathed rich samples of 'intertextuality to Turkish literature.

Key Words: Woman, loneliness, voyage, cities, time, life, meaning.

Ozet OZET (Russian: ОЗЕТ, Общество землеустройства е  

Turk See Mechanical Turk.  edebiyatinin genc yasta yitirdigi kadin yazar Tezer Ozlu, hayran oldugu dunyaca unlu uc erkek yazarin, Franz Kafka, Italo Svevo ve Cesare Cesare
a mnemonic word to represent a syllogistic argument in the second figure, in which there is one universal negative and one universal affirmative premise and a universal negative conclusion.
See also: Logic
 Pavese'nin mezarlarina yaptigi, ama aslinda yasamin ucuna dogru aldigi notlari bize n. 1. a dry cold north wind in southeastern France.
bise, bize
a cold, dry wind that blows from the north or northeast in south central Europe.
See also: Wind

Noun 1.
 armagan eder. Ozlu, her uc mezarin basinda da, onlarin yasam oykuleri ve roman kahramanlari ile kendisi arasinda guclu baglar hisseder ve sik sik alintilar yapar. Yazarlarin yasadigi kentlere buyuk onem verir. Pavese'nin intihariyla Torino kentini, Kafka'nin romanlarinda yarattigi labirentleri kapsayan Prag'i ve Svevo'da celiskiler yaratan Trieste'yi kisilestirir. Kisacik omrune bir cok Onemli yapiti sigdiran Tezer Ozlu, metinlerarasilik gibi bir edebiyat olgusunun cok duyarli Orneklerini birakarak, aramizdan ayrilir.

Anahtar Kelimeler: Kadin, yalnizlik, yolculuk, kentler, zaman Noun 1. zaman - large ornamental tropical American tree with bipinnate leaves and globose clusters of flowers with crimson stamens and seed pods that are eaten by cattle
Albizia saman, monkey pod, monkeypod, rain tree, saman, zamang
, hayat, anlam.

"Hicbir zaman sakin olamamak belki de benim Be`nim´

v. t. 1. To take away.
Ire . . . benimeth the man fro God.
- Chaucer.
 yazgim."

Italo Svevo (1)

"Yeryuzunun gozyaslari sonsuzdur. Biri aglamaya basladiginda, bir baska Baška refers to several places in central Europe:
  • Baška- a town in Croatia
  • Baška, Košice-okolie - a village in the Kosice Region of eastern Slovakia.
  • Baska, Ondal - a town in Bardhaman district, West Bengal, India
 yerde, bir baskasinin gozyaslari diner."

Samuel Samuel, two books of the Bible, originally a single work, called First and Second Samuel in modern Bibles, and First and Second Kingdoms in the Septuagint. They are considered part of "Deuteronomistic history," in which the book of Deuteronomy functions as the  Beckett (2)

Turk edebiyatindan bir Tezer Ozlu gelir gecer. Kimdir Tezer Ozlu?Hayran oldugu dunyaca unlu uc erkek yazarin mezarlarina yaptigi, ama aslinda 'yasamin ucuna (1) docgru planladigi yolculuk notlariyla bizi tanistiran bir kadin yazarimiz.

Tezer Ozlu, 1943 yilinda Istanbul'da dogar. Avusturya Kiz Lisesi'nde okur. 1978'de Eski Bahce adli oyku kitabi yayimlanir. Bu kitap, dergilerde cikan Oykulerden olusur. 1980'de Cocuklugun Soguk Geceleri adli romani cikar. Bu roman, cocuklugun baskilarla yasaklananlarini, icinde duyarak aktardigi yogunlugu yansitir. 1983'te Auf den Spuren eines Selbsmords (Bir Intiharin Izinde) adli anlati/romanini yazar. Bununla 1983 Marburg Marburg: see Maribor, Slovenia.  Yazm Odulu'nu kazanir. Yapitini daha sonra Yasamin Ucuna Yolculuk adiyla dilimize cevirerek, bir anlamda yeniden yaratir.

1986 yilinda kanserden kurtulamayarak Isvicre'de hayata veda eder. Olumunun ardindan, 1987 yilinda ilk Oyku kitabinin basilisindan sonra yazdiklari da eklenerek, Eski Bahce--Eski Sevgi adiyla yeni bir kitap cikarilir. 1995'te Leyla Erbil tarafindan, Tezer Ozlu'den Leyla Erbil'e Mektuplar adi altinda bir metin hazirlanir. Aralarindaki mektuplasmalari kitap haline getirmek, Ozlu ve Erbil'in yillar once birbirlerine verdikleri bir sozun sonucudur. 1990'da Ozlu'ye ait kimi gunce ve anlati parcalari Kalanlar adli kucuk bir kitapcikta toplanir. Ozlu'nun bir cogunu Almanca yazdigi bu parcalari, ablasi Sezer Duru Turkce'ye cevirir. Ayrica, Zaman Dill Yasam adli senaryosu basilir. Ablasi Sezer Duru tarafindan Tezer Ozlu'ye Armagan adli bir calisma hazirlanir. Burada, onun hakkinda yazilanlar, belgeler ve fotograflar yer alir. Gergedan dergisi, 13. sayisinda Tezer Ozlu icin ozel bir "fotobiyografi" yayimlar. Yukanda sozu edilen Ozlu'nun kendi yapitlari ve onun ardindan yakin Ya´kin

n. 1. (Zool.) A large Asiatic antelope (Budorcas taxicolor) native of the higher parts of the Himalayas and other lofty mountains.
 dostlari tarafindan hazirlanan calismalar, Yapi Kredi Yayinlari tarafindan bir dizide toplanir.

Tezer Ozlu'yu tum yasama ve yazma seruveni boyunca hep sorgulamaya iten Iten is a town in Rift Valley Province of Kenya. It is located along the road Eldoret and Kabarnet. Elgeyo Escarpment and Kerio River are located east of Iten. The town has a population of 4000 [1].  sey nedir? Onun sorgulamasini, yasama yonelik ve edebiyata yonelik olarak iki boyutlu dusunmek mumkundur. Yasamin geneli icin en buyuk sorgulamasi, sinif, dusunce ve firsat esitligindeki farkliliklar nedeniyle bir insanin digeri uzerinde gerceklestirdigi tahakkum uzerinedir. Edebiyatla ilgili icinde kopan firtinalar ise, bu yazida aktarmaya calisacagimiz yogun duygusal baglanti denemeleriyle kendini gosterir. Edebiyatin en onemli araci olan dil, binlerce yildir eril-egemen, yani kadin dilini, dunyasini disanda birakan bir baski duzeni icinde uretilmistir. Ayni ayni (īˑ·nē),
n in the Kallawaya system of healing practiced in Bolivia, the communal act of bringing music, money, food, and other supportive items to sustain the
 sekilde, eril cinsiyet hanesine yazilanlarin da sanslari esit degildir. Onlarin arasinda da beyaz, heteroseksuel, ust-orta sinif ve toplumsal kurallar yiginina uyum gibi, eril olmanin tum gereklerini yerine getiremeyenler saf disi kalmaya mahkumdurlar. Edebiyat, antik gelenekten modernizme dek dominant erkekler icin, kendi yarattiklarini yine kendileri icin yaratan bir dogalliga sahiptir. Kurallar onlarindir, sonuclar da surekli onlari yuceltir. Burada bu tartismaya fazlaca girmeye gerek yoktur. Zaten bu yazinin hedefi bu sorunsal etrafinda Tezer Ozlu gibi bir kadin yazarimiz ve onun ilgi duydugu erkek yazarlarla hayatin kirilganligi cizgisinde kurdugu platonik ama edebi bir solen So´len

n. 1. (Med.) A cradle, as for a broken limb. See Cradle, 6.
2. (Zool.) Any marine bivalve mollusk belonging to Solen or allied genera of the family Solenidæ; a razor shell.
 olan iliskinin karsilastirilmasidir. Simdi, ozetle belirtilmesi gereken, Ozlu'nun, 'metinlerarasi' ozelligi, parcalanmis benlik uzerinde duyarliligi, es-zamanli ve es-mekanli dusunceleriyle bu parcalanmisligi surduren sizofrenik anlatimlari, insanin yalnizligi ve aci ile kurdugu bagin bizi yonlendirdigi; bu yonlendirmenin de cesitli kavramlar araciligiyla surdugudur. Bu sayede, dunyaca meshur uc erkek yazara ulasma yolundaki bir kadin yazanmizi izleyebiliriz.

Ozlu, yirminci yuzyil sonu Turk edebiyatinin kadin dili seruvenine, Italo Svevo, Cesar CESAR Center for Substance Abuse Research
CESAR Centro de Estudos e Sistemas Avançados do Recife (Portugese IT company)
CESAR Center for Engineering Science Advanced Research (Oak Ridge National Laboratory) 
 Pavese ve Franz Kafka'nin izinde yuruttugu Yasamin Ucuna Yolculuk adli anlatisiyla essiz bir katkida bulunur. Bu metnin varolus nedeni, sozu edilen uc yazarin mezarini ziyaret Ziyaret is the Turkish term for a place of pilgrimage.It literally means 'meeting'. It seems to be derived from Ziyarat, a Persian term for an Islamic pilgrimage, which itself is derived from the Arabic Ziyarah.  etmek ve bunlari bir anlatida toplamaktir. Ozlu, hayati boyunca Svevo, Pavese ve Kafka'ya hayranlik duymustur. Ne yazik ki, her uc yazar da Ozlu'nun aciyla yogrulan yasamina yeni aci mayalari katmislardir. Belki de burada 'ne yazik ki' sozu bir haksizliktir. Cunku, Tezer Ozlu, yasamini insanin aci dolu seruvenine adamistir. Bu nedenle de yalnizca bu duyarliliga sahip yazarlarla en yakin iletisimi kurabilmistir. Onun saygiyla anilacak yazma cabasi, Turk edebiyatinin kadin yazarlari icinde sonsuz bir takdirle karsilanacak boyutlardadir. Genc bir yasta, bedensel ve ruhsal olarak aciya belendigi bir hastaliktan, kanserden Olen Olen is a municipality located in the Belgian province of Antwerp. The municipality only comprises the town of Olen proper. On January 1 2006 Olen had a total population of 11,314. The total area is 23.17 km² which gives a population density of 488 inhabitants per km².  Tezer Ozlu, kisa yasamina yogun bir edebiyat birikimini sigdirmis, yasarken yayimlayamadiklari, onun ardindan okurlariyla bulusturulmustur. Ama Yasamin Ucuna Yolculuk, bizim calismamiz acisindan, Turk edebiyatinin basucu kitaplarindan biridir.

Yasamin Ucuna Yolculuk, birden ona kadar Ká·dar   , János 1912-1989.

Hungarian politician and first secretary-general of the Hungarian Communist Party (1956-1988). A member of the invading Soviet forces in the 1956 revolution, he twice served as prime minister (1956-1958 and 1961-1965).
 numaralanan bolumlerden olusur. Anlati, kendisinin de Pavese gibi 9 Eylul'de, Pavese'nin intiharindan yedi yil once dogdugunu soyleyerek baslar. Mezarlarini ziyaret icin ciktigi uc yazara iliskin kentleri dolastigi yolculuklariyla devam eder. Yazarlarin yasadigi kentler, oralarda gittikleri kahveler, dogduklari evler, birlikte yasadiklari yakinlari ve kaldiklari--intihar ettikleri--oteller, gomulu olduklari mezarliklarla anlam arayisi seruvenine cikilir. Tezer Ozlu, en on safta metinlerarasiligi (3) kullanir. Metnin basrolunde ise, yalnizlik, aci, olum takintisinin sonunda ortaya cikan parcalanmislik vardir. Ve Ozlu'ye uc rol arkadasi eslik eder: Kafka, Svevo ve Pavese. Bu oyunda mekanlar, mezarliklar, tabuta benzetilen asansorler, yalnizlarin sigindigi tren garlari ve soguk otel odalaridir.

Kafka, Pavese ve Svevo'dan Ozlu'ye Kalanlar

Her uc yazarin da yasam oykuleri, Tezer Ozlu'yu derinden etkileyen motiflerle kaplidir. Franz Kafka, onu sarmalayan bir kent olan Prag'da, mimarinin dayattigi mekansal kaliplara bir de insani baskiyi ekleyen bir baba otoritesi altinda yasamistir kisacik omrunu. Seneler sonra, gencecikken gomuldugu mezarda bile bile, bitter alkaline fluid of a yellow, brown, or green color, secreted, in man, by the liver. Bile, or gall, is composed of water, bile acids and their salts, bile pigments, cholesterol, fatty acids, and inorganic salts.  kurtulamayacaktir babasinin baskisindan ve babasi, Kafka'nin ustune gomulecektir. Kafka, yarattigi sorunsallarin icine dolanan ve kendi zihinlerinden dis otoritelerin baskisina, oradan mekanin kusatmalarina dek ruhsal ve bedensel her turlu karabasanlarla orulu karakterler kuran bir yazardir. Ama, onun biyografisini yazan arkadasi Max Brod'dan ogreniriz ki, Kafka aslinda gundelik yasaminda, kurmaca karakterlerinden cok farkli, neseli ve rahat Rahat (Hebrew: רהט‎, Arabic: رهط) is a city in the South District of Israel.  gorunen biri gibi durmaktadir. (4) Ama bu tutumu, onun ic dunyasi hakkinda bir saptama yapmamiza olanak vermez. Kafka'nin metinlerinde ordugu kisilere bictigi yasam sekilleri, onun ruh dunyasina sakladiklari hakkinda, yazarin gundelik yasamindaki iliskileri ne baglamda olursa olsun, cok ic acici bir tablo cizmemektedir. Romanlarinda yansittigi gibi, kentin yutan dehlizleri, ruh dunyasinda da benzer krokiler cizer.

Tezer Ozlu'nun zihninde alintilar yaparak yasadigi Pavese'ye gelince, onun da biraktigi miras tipki Kafka'ninki gibi celiskilerle doludur. Pavese, hayati boyunca yalnizlik uzerine gitmis, aforizmalarinda da kurmaca karakterlerinin diyaloglarinda da insanin caresizligini ve olumu beklemekten baska bir secenegin bulunmadigini yineleyip durmustur. Ozlu, hayran oldugu yazarlarin mezarlari araciligiyla, yazdiklari arasinda bag kurmayi denerken Pavese'nin yasadigi kentin tipki Prag gibi basrolde oldugunu dusunur. Pavese'nin Torino'su, insani intihara surukleyen imgelerle yukludur. Bu kent bogucu, urkutucu, korkutucu ve insanin ustune yigilan bir kenttir. Burada hayatina kendi iradesiyle son veren Pavese, "biz biz  
n. Informal
Business.


biz
Noun

Informal business

Noun 1.
 dunyaya kendi kendimize aci cektirmek icin geldik" (s. 25) (5) dedirtir kahramani Stefano'ya. Ve bu aciya son vermek icin, Felice Meydani'na acilan koridorun sonundaki odada, Roma Oteli 305 numarada intihar eder. Cimitero Principali mezarligina gomulu Pavese'nin intiharindan, yagmuru, ruzgari, bulutlari gizleyen kent de sorumludur (s. 99).

Svevo ise hayran olunan uc yazar icin de en kipirtili kentte, Trieste' de yasar. Trieste, Prag ya da Torino gibi degildir. Svevo'nun mezarligi da, yasadigi hayatin standartlari da diger yazarlarinkinden farklidir. Svevo, en unlu romanlarindan biri olan La Coscienza di Zeno Zeno (zē`nō), d. 491, Roman emperor of the East (474–491). An Isaurian, he succeeded his son Leo II and was the son-in-law of Leo I. During his reign he suppressed several revolts.  (Zeno'nun Bilinci)'ndeki kahramani Zeno'ya benzer bir yasam duzeninde, uzun bir hayata sahip olmustur. Ama bu onun hicbir zaman huzuru bulamayan bir insan olmasini engelleyememistir. Canli bir parki andiran bir mezarda gomulu yazarin, "hicbir zaman sakin olamamak belki de benim yazgim" sozu, Tezer Ozlu icin daima pesinden surukleyici bir etki yaratmistir (s. 77).

Tezer Ozlu, hayran oldugu uc yazarin yasam oykulerini yeniden ve yeniden hatirladigi, mezarlariyla yasadiklari kentlerin gorsel ortamini karsilastirdigi ve romanlarinda yarattiklari karakterlere yansiyan izleri zihnine doldurdugu anlatisini, Yasamin Ucuna Yolculuk'u, hayatinin sonuna yaklasirken yazar. Iki hafta icinde durup dinlenmeksizin ciktigi yolculuklarda, uyku molalarini en aza indirerek yazar kitabini. Svevo, Kafka ve Pavese'den cok etkilendigi muhakkaktir. Onlarin acilarini kendi acilarina katik ederek bas etmeye calistigi yasamini, edebiyat dunyasini yine onlarin metinleri araciligiyla kurar. Ustelik bunu, cok onemli bir teknik ozellik olarak kullanma basarisini gosterir. Metinlerarasilik, yirminci yuzyilin son ceyreginde cok unlu yazarlarca siklikla kullanilan bir aractir. Ama Leyla Erbil, Tezer Ozlu'nun ardindan bizim edebiyatimiza ait bir gorusu aktarir: "Metinlerarasi iliskiler denildiginde bizim acikgoz diyebilecegimiz bazi yazarlarimiz, ustalar, urunlerini o ustalar kendilerine yakin olmasalar bile, ozumsemeden, yamyamlikla kendilerinin kilmaya kalkmislar, taklit ya da uyarlama yapmaktan cekinmemislerdir. Oysa Tezer Ozlu, kendi olmayi hic reddetmeden, kendi ruhundaki acilardan tasarak akraba acilarin dunyasina ulasmaktadir. Bu ise kucumsenecek bir nitelik degildir, kalicidir." (6)

Metinlerarasilik, postmodernizm icinde cok tartisilan bir konu olan pastisle iliski kurularak acimlanir Tezer Ozlu'de. Yazarlarinin mezarlarini, ziyarete adadigi yolculugunun bir yerinde yanina kitap almayisina sevinir. Ceyrek yuzyil okumustur. Simdi, yaninda kitap bulunmayan bir anda, kendi icindeki yazinin izlerini arar. "Yerler ve kisiler gercek degil, dusunulmustur denen kitap ve filmleri sevmiyorum. Hicbir seyi bulmak mumkun degildir. Her bulus, daha once bilinmeyen bir olgudur" der (s. 87). Bu dusuncesi onun edebiyat anlayisina cok uygundur. Cunku, hic inkar etmedigi gibi, en sevdigi yazarlarin basinda gelen Pavese, onun satirlarinda kendini hissettirir. Bu bakis, bizi yeniden metinlerarasiliga goturerek, Tezer Ozlu'yu, yirminci yuzyilin son ceyreginde kullanilan edebiyat elestirisi kavramlariyla inceleyebilmemizi saglar. O, sevdigi yazarlarda--ac, baglaminda da olsa-- mutlulugu bulurken sikayetci degildir. Ozlu, escinsel yalnizligiyla bir omru tuketen Pavese'ye ya da eril iktidar kavramiyla nasiI bas ettigini bilemedigimiz Kafka'ya, altinda ezildikleri agirlik nedeniyle acimaz. Tam tersine, onlarin acilarini kendi acilariyla avutmaya, oldukleri topraklarda solumaya calisir. Boylece, onlardan yaptigi alintilarla, 'gunesin altindaki oyunlara, baska oyunlar' ekler.

Ozlu, Pavese'den alintilar yapar anlatisinin cogu yerinde ve Svevo'nun metinlerini de kullanir. Her uc yazarin da yasam oykuleri zaten anlatinin her satirina kazinmistir. Ama Pavese'nin intihariyla, yalniz insanin ruhsal cokuntusunu ve olume gidisini aciyla yogrulan her bir alintida hissederiz. Tezer Ozlu, eceliyle olur Olur is a district of Erzurum Province of Turkey.

    [
. Onun olumu, Pavese'ninki gibi bir intihar degildir. Ama Leyla Erbil, Ozlu'nun kendisini nasiI olume hazirladigini, anlatir. Onlarinki yakin bir dostluktur. Dunyanin cogu yerinde oldugu gibi, bizim aydin Aydin (īdŭn`), city (1990 pop. 106,603), capital of Aydin prov., W Turkey, on the Büyük Menderes River. It is the trade center for a farm region where olives, figs, cotton, and tobacco are grown.  yazarlarimiz arasinda da, ayni dunya gorusunu paylasmakta olmalarina ragmen, cekememezlik, arkadan konusma gibi bencil iliskilerin kokusturdugu bir duzen vardir. Bu kokusmuslugu Oguz
See also Oghuz Turks.


Oguz (Azerbaijani: Oğuz) is a rayon (an administrative division, equivalent of English region) of Azerbaijan. It was formerly known as Vartashen ().
 Atay da olumsuz ironi ve parodileriyle cok guzel dile The Dile was an American automobile manufactured in Reading, Pennsylvania from 1914 until 1916. Marketed as "distinctively individual", it sold for $485.

Dile is also the nickname of Oláh Gábor, a famous Hungarian pimp.
 getirir. Ama Tezer Ozlu, Leyla Erbil'e yazdigi mektuplarda, aralarindaki temiz dostlugu cok onemsedigini belirtir hep. Bu nedenle, Ozlu'nun yasarken yazdiklari kadar, olumunden sonra arkadasi Leyla Erbil ve ablasi Sezer Duru tarafindan hazirlanan metinler, onun hakkinda yeni ve deyim yerindeyse disil bilgilere sahip olmamizi saglar.

Onun kendi metinleri, aci, olumun soguk ve 'olumsuz' gercegi, yalnizlik, insanin insana uyguladigi haksiz duzen gibi cozumsuz sorunsallarla oruludur. Buna ek olarak, arkadaslari ve yakinlari tarafindan olumunun ardindan gun isigina kavusturulanlar daha acikca gosterir ki; Tezer Ozlu, kendi bedenindeki kanseri omru boyunca takili kaldigi aci olgusuyla dokumustur. Bu nedenle, Avrupa'nin birbirine yakin ve iki dunya savasinda olup olup dirilen kentlerinin yazarlariyla dogal bir iliski kurmus ve "acilari mutluluk olarak nitelendirmeye karar vermistir." (s.25) Pavese'nin Stefano'su da aciya dair benzer bir yerde durur; dunyaya gelmenin nedeni, aci cekmektir. Bu dogrudur. Tezer Ozlu ve hayatinin bas yazarlarindan Pavese, yasamlarinin mutlulugunu aci ustune kurarlar. Ama bu onlar gibi insanlarin salt mazosist yanindan kaynaklanmaz elbette. Avrupa, iki dunya savasinin altinda yakilip yikilmistir. Ozlu icin -aldigi egitim geregi- Almanya'nin ozel bir ulke oldugunu dusunebiliriz. O Almanya ki, Ozlu'nun yasadigi yillarda hala Hala can refer to
  • The Hala clan of India and Pakistan.
  • Hala Sindh, a town in Sindh, Pakistan.
  • A word for "clan" in the Manchu language: c.f. Manchu clans
  • Spiders of genus Halidae.
  • The hala tree of Oceania (Pandanus tectorius).
 utanc duvariyla birbirinden ayri iki parcadir ve bu utanci kaniksayan insanlarla doludur. "Iyi ki bolundu Almanya. Yoksa sanayi o denli gelisirdi ki, Almanlar Ucuncu Dunya Savasini cikarirdi gene. AIti milyonu gazla oldurduk. Oldurmemeliydik. Ama yaptik" diyebilmektedirler (s.27). Ruhunda duydugu aciya bedeninin acilari bin kat daha ekler Tezer Ozlu'nun. Aslinda bunlar birbirinin ayrilmaz parcalaridir. Cunku, Yasamin Ucuna Yolculuk'un, Almanca yazilan ilk hali Hali may refer to:
  • a medieval Latinisation of Arabic Ali (also Haly)
  • Haly Abenragel, commonly known as Hali or Hali the Arabian
 olan Auf den Spuren eines Selbsmords (Bir Intiharin Izinde), on dort gunde yazilir. Bugunler icinde Ozlu uc gece uyur toplam olarak ve soyle v. t. 1. To solve, to clear up; as, to soyl all other texts s>.
n. 1. Prey.
 bir yolculuk rotasi gerceklestirir: Berlin--Prag--Viyana--Zagrep --Nis--Zagrep--Trieste--Torino--St. Stefano Stefano is a surname, and may refer to:
  • Alfredo Di Stéfano
  • Frank De Stefano
  • Giovanni di Stefano
  • Giuseppe Di Stefano
  • Joseph Stefano
  • Karen Stefano
  • Stefano, a colombian singer and composer
Stefano is also a given name, and can refer to:
     Belbo--Torino (7). Bu yolculuk esnasinda bin kilometreyi gecen uzunluklar yer alir. Bu mesafelerde, uyku molasi yoktur. Bir otele gider Tezer Ozlu, ama uyku kolay gelmez. Gelse Gelse is a village in Zala county, Hungary.

    External links

    • Street map (Hungarian)
     bile dinlendirici bir ozellikten cok uzakhr. "Gece hic uyumadan yattim. Bin kirk bir kilometreye varan yolculuktan sonra yorgunlugun dogal sinirini asmis, gunluk yorgunluga varabilmek icin caba harayordum gecenin icinde. Sonra durgunlugu ve durgunlugun ardinda uykuyu bulabilmek icin. Yasamim boyunca uykuyu bekledigim kadar hicbir seyi beklemedim. Ancak anlamsizlik ve aci sonsuz bir gelisiguzellige vardigi gunlerde derin derin, uzun uzun cok yorucu uykulari uyudum. Yorgun, isteksiz ve umutsuz uyanincaya dek" (s. 41). Bedensel acilari yalnizca uykuyla sinirli kalmaz, bas ve dis agrilari, bel agrilari hayatinin bir parcasidir (s. 58). Svevo'nun Trieste'sini ziyaret ettikten sonra Pavese'nin kutsal topraklarma hareket edecegi sirada bedeni ona dayanilmaz acilar cektirir: "Bu sabah, artik dis agrilari hemen hemen kesilmis gibi. Ama kendimi ilaclar kadar aci duyuyorum. Tabii, dis agrilarinin yerini bas agrisi aldi. Boynum tutuk. Uyanigim. Her hareket bedensel bir aci. Bas agrilarinin hangi hangi
    Noun

    NZ

    1. an open-air cooking pit

    2. the food cooked in it

    3. the social gathering at the resultant meal [Maori]
     cesidini cektigimi bulmaya calisiyorum. Istanbul Istanbul (ĭs'tănbl`, ĭstan`bl), city (1990 pop. 6,748,435), capital of Istanbul prov.  Iodosunun bas agrilari mi, Berlin'in bulutlu gokyuzundeki mi, yolculuklarin bas agrisi mi, ya da saatlerce suren migren mi. Zaman zaman belimin altinda cikan buyuk yara, bu sabah gene belirdi. Gene neye ofkelendim. Kendimden baska. Kendim dahil her seye imp. pl. & 1.

    imp. pl. & p. p. os> of See.
     ofkeli miyim. Ofkeyi de asmiyor mu ofkem?" (s. 84) Begendigi insanlan da soyle tanimlar: "Lodosta ball agrimayanlar, insan draminin bilincinde olmayanlar ... ucakta istahla yemek yiyenler ..." (8) Bu insanlar, 70'ler Turkiye'sinin toplumsal ve siyasal yapisinin birey uzerindeki baskisindan da hic rahatsizlik duymayanlardir. Leyla Erbil, 1977 yilinin 1 Mayis'ini birlikte gecirdigi Tezer Ozlu'nun, bircok aydinin sindirildigi o geceyle halilari silerek, kasiklari ovarak basa cikmaya calistigindan soz Soz may refer to
    • Soz (rapper) Rap/Hip Hop recording artist from the San Francisco Bay Area.
    • SOZ or SOZ corporation Japanese: ソズコーポレーション) is a Japanese company located in Osaka, producing and
     eder. Ozlu, dogdugu ulkeyi kendilerine mezar etmeye calisanlar sayesinde tum sagligini yitirir. Yasi
    For the city in the southern region of Kazakhstan, see Hazrat-e Turkestan.


    Yasi is a video game which was developed in 2003 for the Vectrex video game console. It has been developed by independent enthusiasts.
     kendinden kucuk diye yabanci uyruklu biriyle evlenmesine izin verilmez. O da careyi yurt disinda yasamakta bulur. Cunku Isvicre'de kimse evlenecek ciftler icin uygun gorulen bir yas katalogu hazirlamamistir. Yurt disina Disina is a town in Bauchi State in north-east Nigeria. Geography
    Disina is located 35 kilometres southwest of Azare. It lies along the Bunga River between the towns of Jemma and Foggo. The estimated population of Disina is 18,792.
     gider, ama ozlem icinde onarilmaz yaralar acar. Bu ulkeden gidecegini, buranin aydinlar icin bir mezar oldugunu haykirir durur. Area o bir Istanbulludur. Cengelkoy, Arnavutkoy ve Beyoglu onun soluk aldigi yerlerdir. Bir kahvede cay icmek, balik yemek de ona soluk aldirir. Son yazilarinda, yurduna ozlem duymayi farkli bir sekilde dile doker; sanki artik ozlemi, ozlemiyormuscasina anlatmaktadir. Bunun yani sira, yasadigi Avrupa kentlerinin hakkini verir. Yesilinin rengini, parklarini anlatir. Ama vataninin o ve onun gibilere bakis acisi, Ozlu'yu derinden yaralar. Bunun ruhsal yapisina verdigi zarar kadar, bedensel yapisini nasil tahrip ettigi konusunda bir suphemiz olamaz. Tezer Ozlu, yasami boyunca insanligin acisini gogsunde biriktirir; bu aciyi soluyarak, soluk aldigi her bir hucresini kanser sarar. Bunun icinde, ona huzur vermeyen kendi toplumunun payi yadsinamaz.

    Yuregini yatirdigi yazarlari da, icinde yasadiklari dunyadan dertlidirler. Zaten bu ortakligi hissettigi icin, olumun solugunu yuzunde duya duya onlarin toprak olmus bedenlerinin yaninda bulunmak icin buyuk bir caba harcar. Nasal nasal /na·sal/ (na´zil) pertaining to the nose.

    na·sal
    adj.
    Of, in, or relating to the nose.



    nasal

    pertaining to the nose.
     ki yazarlarinin cektigi aci, olum tutkusuyla birlesiktir; Tezer Ozlu icin de olum her an kapi esigindedir. "Yasam olumle, olum yasamla tanimlidir" (s. 11). Siradan insanlar, yasami yasam gibi olumu de olum gibi yasarlar. Bunlan birbirinden ayri tutmakla islerini kolaylastirirlar. Oysa, onun icin bunlann ikisi de icicedir. Dolayisiyla, cektigi acilar sarmallanir. En basta Bas´ta

    interj. 1. Enough; stop.
     da onu 'yalnizlik' kavramiyla tanistiri. Bu tanisiklik, onu son nefesine dek takip eder. Pavese icin de "yalnizlik dayanilmaz bir hucredir". Ozlu de bunu aynen yasar. "An" onun icin cok onemlidir. Cunku, an, anilarda yasar. Ama "her ani ani (ä`nē), bird: see cuckoo.


    (1) See animated cursor.

    (2) (Automatic Number Identification) A telephone service that transmits the billing number (BN) and the telephone number of the
     oludur" (s.20). Boyle bakildiginda, birey olu olan anilariyla canli bir iliski kuramayacagina gore, her insan yalnizdir kapisina cikmaktan baska caremiz yoktur. Tezer Ozlu, bir Akdeniz ulkesinde dogar. Ayrica burasi Musluman kulturun etkisiyle, kapali bir Dogu toplumu olmanin verdigi geleneklerle ve binlerce yillik Anadolu toreleriyle, insanlarin birbirinin midesine kadar indigi bir yilisikliga tanik olabilir. Ama Ozlu, yazarlik yasamini o donemin en unlu aydin sifatini tasiyanlariyla gecirir. Bu aydinlar, toplumcu dunya gorusunu benimsediklerinin kaymagini yerken, siradan uc; kurusluk dedikodulari uretmekten geri kalmazlar. Toplumsal sorunlara karsi iddia ettikleri duyarliligin sonucu da ortadadir. Erbil, 1982 anayasasina, sozunu ettigi 1977 yilinin 1 Mayis'inin protestolarina katilan herkesin red oyu vermeyisini aktarir. Bu bilgi, Tezer Ozlu'nun, ayni paradigma icinde bulundugu insanlarla sorununun dogal oldugunun bir gostergesidir. Bu kirli duzenin ustune, o bir de Avrupa'da gecirir zamaninin cogunu. Belki bunun otesinde, Avusturya Kiz Lisesi'nde aldigi egitim doneminde biriktirdigi edebiyat katmanlarinin yaptigi bir hazirlik olabilir. Bir genc Turk kizinin Kafka'yi, Pavese'yi ya da Dostoyevski'yi yabanci dil bilgisinin avantajiyla okumasi, onun hayatinda yabana atilir bir belirleyici degildir herhalde. Ustelik Tezer Ozlu, dunyanin her yerindeki insanlarin acilarina karsi ayni yakinligi duyar. Bir tur yan-gunce niteligi de tasiyan Yasamin Ucuna Yolculuk, ara ara dunyadan haberlerle kesilir; surada deprem oldu, su kadar kisi oldu, suraya saldiri, Falkland anlasmazligi, Israil'in Filistin'e karsi acitigi savas, vs. gibi. Berlin'de gecirdigi gunlerde, bu buyuk kentin genis caddelerini anlatir. Ama ayni sekilde, kenti yalnizca mimarisiyle, ona sagladigi olanaklariyla yasayip, rahat birakmaz kendisini. Nasil kendi ulkesinde, ofke dolu acilar yasamissa, Berlin'in insanlarina da ayni gozlem yetenegiyle bakar. Kadinlara karsi ozel bir yurek bolumu ayirdigi kesindir. Hayatinda ablasinin, kizinin ve yakin kadin arkadasinin cok onemli bir yeri vardir. Berlin'deki yasli kadinlari da bu yurek dokunusuyla anlatir. Elinde bastonuyla alis-veris arabasini cekmeye calisan, ya da tren garinda oylece yigili oturan yaslilarda, Avrupa insaninin yalnizligini gozler ve aktarir bize. Bu insanlarin yalnizliginin bas sorumlulari, savaslarin artiklari ve kapitalist sistemin yikintilaridir. Burasi da Tezer Ozlu'nun en duyarli oldugu yerlerden biridir. Aynca Berlin, ayni sistemin kurbani yabanaci isciler icin de yalnizligin baskentidir. Turk iscilerinin oradaki konumu malumdur. Buna 'oteki' olmanin sifatlarini tasiyan Italyanlar, Yunanlilar, diger Balkanikler eklenebilir.

    Bireyin aci ustune kurulmaya yazgili yasami, olumun her an ortalarda kol gezmesi ve yalnizligin bunlari surekli korukledigi bir yasam tarzinda, en kolay parcalanan seylerden biri zaman olgusudur. Olumu beklemekten baska bir anlama gelmeyen yasam, zamansizdir; "yasamin hicbir zamani yok. Cocukluk, kadinlik, erkeklik, yaslilik, yasam, olum, sevgi, sevgisizlik, doyum, doyumsuzluk, her sey ic ice. Akil, delilik, varlik, bosluk ic ice" (s.12). "Yasamimda elde edebildigim bir tek baska boyut var: Kimsenin sahip olamadigi bir boyut. Cesaretleri yetmedigi icin sahip olamadiklari bir boyut. Kendi kendilerine kiyamadiklari icin, yasam boyunca suruklenip cikamadiklari aklin boyutlari. Deliligin derin boyutlarini taniyorum, diyorum. Akil ve delilik arasindaki o ince cizgiyi" (s. 65). Yasamin zamansizligi, onun es-zamanli olarak yasandiginin habercisidir. Bunun cok eski izleri, Antik Yunan edebiyatinda yer alir Janus basi imgesiyle. Yani, hayatin bir yuzu aglarken bir yuzu guler. Bu nedenle insan, gulerken gozunden yaslar akar, aglarken de sinir tufani kahkahaya donusebilir. Edebiyat dunyasinin bir diger es-zamanli imgesi Shakespeare tarafindan aktarilir, Kral ve soytarisi sayesinde. Kral Lear, topraklarini paylastirdigi kizlari tarafindan alasagi edildiginde, aslinda cildiriyor mudur, o anda asil bilinclenme surecine mi giriyordur? Soytar, yalnizca gulduren bir zavalli midir, hayatin anlamini bizden daha iyi kavrayan bir bilge bilge  
    n.
    1. Nautical
    a. The rounded portion of a ship's hull, forming a transition between the bottom and the sides.

    b. The lowest inner part of a ship's hull.

    2. Bilge water.

    3.
     mi? Tum bu sorularin yaniti, eszamanlidir.

    Yaslandikca, insanlarla arasindaki ucurum buyur. Delilige karsi duyarsiz insanlar, Ozlu'yu kendilerinden busbutun uzaklastirirlar. O da gunun disina cikarak parcalar zaman algisini. Bu sayri, sizofrenik bir parcalanmayi getirir. Tezer Ozlu, akilla deliligin sinirlarini cok yakin takip etmeyi surdurur yasami, boyunca. (s. 12) Kanser tedavisi gormeden once, sinir tedavisi yapilmas, gerekir. Bunu Turkiye'ye attigi kartlarda anlatir. Hayatinda sok verildigi ilk an bu degildir. Benzer bir akillilik-delilik paradoksu, onun ilahi olan yazarlarda siklikla gorulen bir leit-motiftir. Ozellikle Pavese, bu yolun kapisini ilk aralayanlardandir onun icin.

    Ozlu'de Kafka, Svevo ve Pavese ile Cogalan Kirilganligin Dokumu

    Ferid Edgu, Kalanlar'a yazdigi "Onsoz Yerine" adini tasiyan satirlarda, Ozlu'nun bu uc yazara duydugu askin bir posthume ask oykusu oldugunu soyler. Ozlu, onlarin cektigi aciya, yalnizliga baskaldirmaktadir ve onlarin dile getirdigi caresizlige, sacmaliga katilmaktadir. (9)

    Kafka'yla kurdugu en ilahi bagin, baski mekanizmasi oldugu iddia edilebilir. Tezer Ozlu'ye elektrosok yapilmistir. Bunlar, yapanlarin fasist oldugunu, bu eylemin fasizanca bir baski oldugunu dusunur. Ve baskaldirir bu baskiya. Kafka'nin "bos, sessiz, yesil Yahudi mezarliginda bir agacin altinda, mezari basinda" (s. 24-25) otururken, once babasinin sonra da annesinin ustune gomuldugunu dusunur. Once, yalniz yatmayisina sevinir gibi olur. Sonra yeniden dusundugunde, yasarken babasindan gordugu baski bitmemis, mezarda sonsuza dek suren bir yenisi baslamistir diye gecirir icinden. Bu calismanin "Olumsuz Anlam" bolumunde Kafka'nin babasina yazdigi mektuptan soz eder Tezer Ozlu. Kafka'nin gordugu baski sonucunda, hissettiklerini yasarken haykiramadigini mektuplarla birakisini hatirlar. Prag'da, bir Yahudi mezarliginda uyuyan Kafka, kiz kardesleri gibi Nazi kamplarina dusmemistir. Genc yasta veremden olmesi, onu acilarindan kurtarmis olacaktir. Nasilsa, "olum gelecek ve gozlerini alacaktir", Pavese bunu bildirmistir ve henuz bunun aksi kanitlanmamistir.

    Mezarliklarda yasamak icin yolculuguna devam eder Tezer Ozlu. Bu kez sirada Trieste ve Italo Svevo vardilr. Yirmi birinci yuzyilin bilinc duzeyinden ne anladigimiz tartisilir, ama tum yasamini bir bilinc edinmeye adayan adam, Zeno'nun otobiyografik yazan Italo Svevo, Ozlu'nun aska dair icine sindirdigi bir yazardlr. "Muthis bir ihtirasla Ada'yi seven ve Zeno Cosini Zeno Cosini is the Italian protagonist of the novel La Coscienza di Zeno by Italo Svevo. The story is written as Zeno's journal, recounting his addiction to tobacco, his relationship with his wife and mistress, and his business.  romaninda Ada'yi mutsuzluklar icinde yikan Svevo. Edebiyatin ask, celiski, aci, gozyasi, intihar dolu derin yasami. En guvendigim duygum, en sadik dunyam" (s. 58) dedigi Svevo'nun Trieste'sinde gecmisinde dusledigi bir ozenti gelir aklina. Yillar once sokaklarinda bombalarin patladigi, silah seslerinin duyuldugu, insanlarin olume gittigi Istanbul'da Zeno'nun Bilinci'ni okurken, Trieste Meydanlari'nda dolasanlara imrenir. Ozlu, romanlan yazildiklari kentlerle birlikte yasar. Yalniz, bunda son derece haklidir. Svevo da hayatin anlamini ararken, kendi gecmisinde dolastigi gibi, Trieste kentini de hep on planda tutar. Burada bize yabanci gelen bir gelenek soz konusudur. Ornegin Pavese'nin gidip oturdugu Cafe Platti'yi yirmi yil sonra siz de bulabilirsiniz. Cunku, Avrupa kentlerinde, Ronesans'tan bu yana gelisen bir kent mimarisi vardir ve kentin merkezi yuzlerce yillik tarihsel mirasini oldugu gibi korur. Simdilerde "Avrupa baskenti" diye kitsch kitsch [Ger.,=trash], term most frequently applied since the early 20th cent. to works considered pretentious and tasteless. Exploitative commercial objects such as Mona Lisa scarves and abominable plaster reproductions of sculptural masterpieces are described as  (10) ilanlar asilan kendi ulkemizin baskentinde ise, 40'larm 50'lerin solundugu mekanlar coktan beton yigini lenduhalari (11) haline donusturulmustur. Elimizde yalnizca Istanbul'un tarihsel mekanlari kalmis sayilabilir, onlan da nasil yok etmek icin ugrastigimiz ortadadir. Tezer Ozlu, uc yazarin mezarini ziyaret ederken, o kentlerin dokularini ve kendi arayisina, yolculugu sirasinda ulastiklarini da kattigi dunyasini tattirir bize. Mezarlarin sakin, yesil ve bos atmosferi, elinizle koymussunuz gibi bulabileceginiz kahveler ya da Pavese'nin ve Svevo'nun kiz kardeslerinin evleri. "Denize acilan kisa yolu yuruyoruz. Gunes, puslu golgeler icinde yukselen tepelerin tam karsisinda duruyor. Svevo'nun, Zeno Cosini'de anlattigi tepeler bunlar olmali. Ada'nin kocasi, Guido ile uzun yuruyuslere ciktigi tepeler bunlar olmali. Zeno'nun kiskancliktan Guido'yu asagiya atarak oldurmeyi dusundugu tepeler bunlar olmali" (s. 66). Mekanlar, hep artar. Once, diyelim ki Svevo'nun romanini bagrina basar mekan, sonra Tezer Ozlu'nun soluk almaya calistigi bir yer olur. Her iki yazarda da, karsilik geldigi anlam birbirine yakindir. Aradaki fark, Tezer Ozlu'nun icinde dicker yazarlariyla da zenginlestirdigi katmandir.

    Mekanlardaki kesfini surdurur. Kent kutuphanesinde Sanilita (Yaslilik) romanina adini veren -kendini yasli hisseden gene adamin- portresini gorur. (12) Henuz gencken, yasli bir adamin portresine burunen Svevo'nun fotograflarina bakar. Evlilik fotograflariyla ilgilenir. Svevo'nun, yasam boyu ona huzur veren bir evlilik yaptigi soylenir. Cunku sozu edilen es, Pirandello'nun esi gibi akli gel-git bir kadin degildir. Zeno'nun Bilinci'ndeki es gibi, dengeleyen, gormezden gelmeyi bilen bir kadindir. Svevo'nun, dunya edebiyatinda evliligi en guzel anlatan yazar oldugunu dusunur Tezer Ozlu. Ama "bu fotografin gerisinde, aska olan tum ofkesi, evliligin rastlantisi ve anlamsizligi goruluyor" der (s. 7). "Hicbir zaman sakin olamamak belki de benim yazgim" diyen (s. 77) Svevo'nun karisi ve kiziyla durdugu bir aile fotografindaki "sonsuz huzursuzlugu" nu not etmeden duramaz. Bu kiz, gercek yasaminda da Zeno'nun Bilinci romaninda oldugu gibi, iki kiz kardese asik olan, yanit alamayinca bir ucuncu kardesle evlenen Svevo'nun tek kizidir. Tezer Ozlu, onunla gorusmeye gittiginde Svevo'nun kizi Letizia seksen dort yasindadir; ikinci Dunya Savasi'nda uc oglunu da yitirmis, evlatlik aldigi oglu, ve kariyla buyuk burjuva gelenegini surdurdugu evinde yasamaktadir. Tezer Ozlu, "daha once bir buyuk burjuva evine girmemistim" der. Ev, buyuleyicidir; "bu boyutlarda konutlar yalniz Italya'da var. Italya bana simdi dunyanin annesi gibi gorunuyor. Genis yuksek mermer merdivenleri bir kat ciktim. Beni genc bir kadin karsiladi. Ilk girdigim buyuk salonu, buyuk mermer salonu ancak cikarken algilayabildim" (s. 74).

    Dostoyevski ve Gogol'un ardindan Goethe ve Schiller'de ayni doyumu hicbir zaman bulamaz Ozlu. Ama Holderlin ve Rilke'ye hayran kahr. Sonra Kafka'nin dunyasinin sonsuz boyutlariyla karsilasir. Ama susuzlugunu gideren, istedigini butunleyen, simdi seksen dort yasinda inanilmaz guzelligini koruyan bu kadinin babasi Svevo ve Pavese olur. Kendi coklu arayisina en uygun dusen zenginligi onlarda bulur cunku.

    Svevo'nun kizi anlatir; babasi Kafka'nin yapitlarini yasaminin sonlarinda okumustur. Kafka da cok acilar cekmistir. Ama babasi acilarini icinde tasiyan bir insandir. Bir de kuskusuz cok onemli bir dert ortagi vardir: Gunde altmis tane ictigi sigara. Zeno gibi, Istanbul'daki akil hastanelerinde kalan Tezer Ozlu gibi. Gunde en az altmis sigara. Olumune saniyeler kala, kendisinin ardindan yasamin anlamini sorgulayacak olan hie kimsenin icinden cikamayacagi anin acisini bile icinde tutar Svevo: Aglama, Letizia, aglama. Hicbir sey degil. Olmek hicbir sey degil" der (s. 108). James Joyce bu kizin Ingilizce hocaligini yapar savas sirasinda Zurich'te. Joyce'un kiz kardesi de ona hocalik eder. Boyle bir kuhurun icinde yetisen, simdi yasli bir kadin olan Svevo'nun kizi Ingilizce ve Almanca'yi cok iyi konusur. Ailesine ait hatiralari tertemiz tutmaya calisir. Babasinin, teyzelerine asik oldugu, annesiyle evlendikten sonra genc kizlarla iliski kurdugu dogru degildir. Babasi annesi olmadan rahat edemez, tipki Zeno gibi, huzursuz ve kiskanc; olur. "Babamin sinirliligini algilamaya olanak yoktu. Onunki, icin icin kemiren bir sinirlilikti. 'Sutun tasmasi gibi' derdi annem 'bir kabarir, bir soner' " (s. 81). Tezer Ozlu'nun uc yazarinin icinde yalnizca Akdenizli Svevo 'olagan' bir hayat surer. Evi, karisi kizi, kopegi (James Joyce'un kopeginden dogan yavrular) olur. Kafka'nin Milena'siyla, dugunu ya da cocuklari olmaz. Pavese, tum yasamini kiz kardesi Maria'nin evinde gecirir. Ama Svevo, ardinda 'mutlu' aile tablolari biraktigi bir buyuk burjuva malikanesinde anilabilir. Ya Svevo'nun ici? Zeno'nun huzursuzlugu dinecek gibi midir? Svevo, yuzyilin kaynayan ilk kazanlarinin bekcilerindendir. Akdeniz'in ilik sulari arada tampon tampon /tam·pon/ (tam´pon) [Fr.] a pack, pad, or plug made of cotton, sponge, or other material, variously used in surgery to plug the nose, vagina, etc., for the control of hemorrhage or the absorption of secretions.  olusturdugu icin, romanlarina tasinan aci, Avrupa'nin yukarilarina cikildikca farkli sekil alir. Ama Svevo, Tezer Ozlu icin de, yasamin anlamini her sigara nefesinde sorgulayan bir gecmis birakmistir. Simdi bu buyuk burjuva evinde, Svevo'nun yasal karisinin portreleri altin yaldizli cercevelerde durmaktadir. Oysa Ada'ya ait bir fotograf yoktur. Neyse ki, genc, guzel ve yoksul kizin evinin yakinlarindaki park durmaktadir. Svevo'nun Ada'yi, unutmak ve karisina dayanmak icin yardim aldigi, ve bir tur iskence cektirdigi kizin evi bu parkin parkin
    Noun

    Brit a moist spicy ginger cake usually containing oatmeal [origin unknown]
     yakinlarindadir, mezar da buralardadir. Park, Tezer Ozlu'nun bir hafta once bir agacin altinda oturdugu Kafka'nin mezarindan daha canlidir.

    Simdi sira Pavese'nin yollarina dusmektedir. Tren yolculugunda, dun girdigi denizin kiyisinda giderken Pavese'ye odaklanir artik. Olmak istedigi tek yol budur. Torino'ya varir. "Salto'lu marangoz Nuto" nun atolyesini bulur. Nuto, altmis yildir yaptiklarini yapar yine o sabahin erkeninde. Raflarda Pavese'nin yalniz kahramanlarinin inledigi kitaplar dizilidir. Bundan boyle, Pavese'ye iliskin ne dusuneceksek, ne okuyacaksak yalnizlik bizimle olacaktir. "Ve yasam yalniz ruzgar, yalniz gokyuzu, yalniz yapraklar ve yalniz hic degil mi?" (s. 116).

    Pavese, Roma Oteli'nin ucuncu katinda, 305 numarali odada, elbiseleriyle olu bulunur; intihar etmistir. Tezer Ozlu, Pavese'nin intiharinda Torino kentinin bas suclu oldugunu dusunur: "Hicbir kentin Torino kadar intihari dusunduren, insani intihara iten bir mimarisi olamaz. Yok. Daglara kapali. Po nehrine kapali. Gunese kapali. Gokyuzune kapali. Yagmura kapali. Yildizlara kapali. Esintilere kapali. Her acikliga ve genislige kapali. Soluklara kapali. Tum gokyuzunu orten galeriler gerisinde gizli. Kent boyunca yurunen mermer tabanli, agir kalin tas sutunlarin tasidigi, yer yer tavanindan lambalarin sarktigi, buyuk, gorkemli magazalara acilan, sik sik eski kahvelerin sandalyelerinin, masalarinin yer aldigi galeriler, zaman zaman agir heykellerin, buyuk tas aslanlarin urkutucu bicimde durdugu alanlara aciliyor. Alanlarda insanlar yok. Buyuk, eski yapilarin gri ve toprak rengi sivalari giderek daha da koyulasmis, agirliklarinda zamanin dayanilmazligi var" (s. 116).

    Ve Pavese, "korku ile orulmus kentin" bittigi Roma Oteli 305 numarada kendi hayatini bitirir. Tezer Ozlu'nun de hayatinin yarisi, sona erer. Kalani da kisa sure icinde kanser tarafindan tuketilecektir.

    Bu yazi, Yasamin Ucuna Yolculuk gibi bir kurmaca metni temel alarak, bu metnin yazarinin metin icinde pesine dutugu edebiyatla orulu arayista, kirilganligin izini surmeyi denemistir. Ama bu incelemede, salt edebiyat yapitlari degil, yazarlarin dogduklari gunden yasamlarinin sonuna dek surdukleri hayat tarzi cok onemli bir rol oynamaktadir. Bu nedenle de cogu yerde, yazarlarin aile yapilari, egitim olanaklari, icinde bulunduklari toplumsal surec ve kendi kisisel duyarliliklari, sik sik vurgulanmistir. Tezer Ozlu'nun, yasami boyunca olume ait tum isaretlerle bu denli yakin olmasi, genc yasta kansere yakalanmasindan cok bagimsiz bir sey gibi dusunulemez. Olumunden sonra onun anisina duzenlenen tum calismalarda da bunun alti Alti is a fictional character in the television series . She is portrayed by Claire Stansfield. Overview
    Alti is a Northern Amazon shaman driven out of her Siberian tribe by Queen Cyane, because of her hunger for power.
     cizilmektedir. Tezer Ozlu, yasamini bagladigi yazarlar gibi intihar, secmez. Onun olumu eceliyle gelir. Ama sahip olmak durumunda kaldigi yasantilar, onun daha 'olumlu' bir hayat surmesini olanaksizlastirmistir. Dolayisiyla, yasanti, yazarin edebiyata bakisini oldugu gibi belirlemis; sonucta Tezer Ozlu cok genc bir yasta, yazarlarinin ebedi uykularinda bulunduklari boyuta gecmistir.

    Tezer Ozlu'nun olumunden cok sonra degil, belki de ayni yillarda dunyada yepyeni bir 'evren tasarimi'na olan inancin sesleri yukselir. Bu yeni evren, onunla barisik oldugumuzda, yeterince cok ve icten istedigimizde bize her seyi verebilmek icin isbirligine kenetlenmis bir evrendir. Bu isbirligini gorme odevini bize veren yeni tasarim, icinde kotulugun tanrisi Seytan'i bile barindirmaktadir. Bu, erisilen yeni evren tasarimi bir baska askin boyutudur. Ama asil bizi ilgilendiren tasarim, evrenle kurdugu aydinlik gonul bagi sayesinde bir grup insanin, uzaydan sira daglara, okyanuslardan ormanlarin derinliklerine dek kendisiyle diger canlilar arasinda kurdugu olumlu enerji agidir. Bu ag, butun bir yuzyil boyunca Joyce'dan Stoppard'a dek yeterince 'bunalan' edebiyat dunyasindan, daha fazla insanin kanserli hucrelere yakalanmamasi icin caba harcamaya baslar. Cunku aslolan hayattir ve bu bize bahsedilen en guzel armagandir. Onu guzel yasayip sonlandirmak icin isbirligi yapabilecegimiz koskoca bir evren vardir. Bu yeni dunyanm anlam boyutu, tahmin edilebilecegi gibi daha askin bir duzlemde gerceklesecektir. Hayat kirilgan olmaktan vaz mi gecmistir? Kuskusuz, ne savaslarin, ne sinif catismalarinin ne de cinsiyet ayrimciliginin amansiz yok ediciligi ortadan kalkmis degildir. Tam tersine bu unsurlar, gun gectikce daha da guclenebilmektedirler. Ama hayattan cikan bu kacinilmaz kirilganlik, edebiyatta da yinelenmek zorunda midir? Simdi edebiyat, yirminci yuzyilin baslarindan sonuna dek tum Avrupa'da egemen olan ve insanligin drami uzerine cok karamsar bir bakis acisinin disinda da urunler vermektedir. Bu, baska bircok uzun soluklu calismanin konusu olabilecek kadar genis bir gelismedir. Ama yirmi birinci yuzyil edebiyatinin yukanda dile getirilen olumlu enerji dalga boyundan yayilan urunler veriyor olmasi, kitle kiyim savaslariyla baslayan ve savasla biten yirminci yuzyilin edebiyatcilarinin ve onlarin cocuklarinin hayat karsisindaki kirilganligini ortadan kaldirmayacaktir.

    Kaynaklar

    Aytac, Gursel (1983). Cagdas Alman Edebiyati, Ankara: Kultur ve Turizm Bakanligi Yayinlari.

    Duru, Sezer (1997). Tezer Ozlu'ye Armagan, Istanbul: Yapi Kredi Yayinlari.

    Erbil, Leyla (001). Tezer Ozlu'den Leyla Erbil'e Mektuplar, Istanbul: Yapi Kredi Yayinlari.

    Lash, Scott (1990). Sociology of Postmodernism postmodernism, term used to designate a multitude of trends—in the arts, philosophy, religion, technology, and many other areas—that come after and deviate from the many 20th-cent. movements that constituted modernism. , London: Routledge.

    Ozlu, Tezer (1998). Cocuklugun Soguk Geceleri, Istanbul: Yapi Kredi Yayinlari.

    Ozlu, Tezer (1993). Eski Bahce--Eski Sevgi, Istanbul: Yapi Kredi Yayinlari.

    Ozlu, Tezer (000). Kalanlar, Istanbul: Yapi Kredi Yayinlari.

    Ozlu, Tezer (1998). Yasamin Ucuna Yolculuk, Istanbul: Yapi Kredi Yayinlari.

    Svevo, Italo Svevo, Italo (ē`tälō zvā`vō), 1861–1928, Italian novelist, whose real name was Ettore Schmitz, b. Trieste. A businessman, he wrote several works of fiction, but remained practically unknown until discovered by James Joyce.  (1985). Sanilita, Cev. G. Isik, Istanbul: Ada Yayinlari.

    Svevo, Italo (1998). Zeno'nun Bilinci, Cev. G. Isik, Istanbul: Can Yayinlari.

    Notlar

    (1) Tezer Ozlu (1998). Yasamin Ucuna Yolculuk, Istanbul: Yapi Kredi Yayinlari, s. 77.

    (2) a.e., s. 99.

    (3) Metinlerarasilik (intertextuality Intertextuality is the shaping of texts' meanings by other texts. It can refer to an author’s borrowing and transformation of a prior text or to a reader’s referencing of one text in reading another. ): Ozellikle 20. yuzyilin ikinci yarisindan itibaren, kutsal metinlerden cagdas kurmaca metinlere dek, gunesin altinda yazilmis her metin, bir sekilde digerine gonderme yapan ya da iliski kuran bir mantikla algilanmaya basladi. Yazarimiz Tezer Ozlu, hayran oldugu yazarlarin metinleriyle dogrudan bag kurmakla onemli bir girisimi armagan etti edebiyatimiza. Boylece, dunyada pek cok yazarin kullandigi, yalnizca metinler arasindaki sinirlarin degil, metinlerle yasanmisliklar arasindaki evrenin sinirlarinin da yikilmasi yolundaki teknikler bizim dagarcigimiza da eklenmis oldu. (Metinlerarasiligin, kurmaca ve deneyim arasindaki konumu icin bkz. Lash, 1990: 24)

    (4) Gursel Aytac, Cagdas Alman Edebiyati, Kultur ve Turizm Bakanligi Yayinlari, 1983, s. 277.

    (5) Metin icinde verilen parantez ici sayfa numaralari, Tezer Ozlu'nun Yasamin Ucuna Yolculuk, Istanbul : Yapi Kredi Yayinlari, 1998 adli yapitina aittir.

    (6) Leyla Erbil (2001). Tezer Ozlu'den Leyla Erbil'e Mektuplar, Istanbul: Y.K.Y. s. 17.

    (7) a.g.e., s. 33.

    (8) Tezer Ozlu (2000). Kalanlar, Istanbul: Y.K.Y., s. 34.

    (9) a.e., s. 10.

    (10) Zevksizlik estetiginin urunu.

    (11) Sekilsiz dev binalar.

    (12) Italo Svevo (1985). Sanilita, (Cev. G. Isik), Istanbul.

    Guzin Yamaner *

    Ankara universitesi

    * Doc. Dr. Guzin Yamaner, Ankara Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, Kadm Calismalari Anabilim Dali, Devlet Konservatuvar, Dans Bolumu Besevler--Ankara--Turkiye. e-mail: guzinyamaner@hotmail.com
    COPYRIGHT 2004 Eastern Mediterranean University
    No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
    Copyright 2004 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

     Reader Opinion

    Title:

    Comment:



     

    Article Details
    Printer friendly Cite/link Email Feedback
    Publication:Kadin/Woman 2000
    Geographic Code:7TURK
    Date:Jun 1, 2004
    Words:5354
    Previous Article:Roman freedwomen as patrons: memoria et familia, the construction of identity/Sanat Himayecisi Olarak Azat Edilmis Kadin Koleler: Ani ve Aile,...
    Next Article:Discourse analysis of two magazines intended for young girls/ Genc kiz dergilerinin soylemsel cozumlemesi: iktidar, ideoloji ve kimlik.
    Topics:

    Terms of use | Copyright © 2012 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters | Submit articles