1952-1960 donemi.BCA 030.01. 33.862.2 Seyfeddin Akersin Munster/Testf. I0.I.1957 Postschliessfach I Deutschland Sayin Bay Basvekil "Kibris Meselesi" etrafinda, adanin ikiye taksimi esasina dayanan son Ingiliz Plani, bu meseleyi hal edecek bir mahiyet ve kuvvette degildir. Ve butunu ile, Turkiye, Ingiltere ve Yunanistan arasindaki gerginligi onleyecek ve sulha hizmet edecek bir yol olmaktan uzaktir. Hatta bu plan tam aksine olarak uc memleket arasindaki munasebetleri cok tehlikeli bir safhaya sokacak ve dunya sulhunu hakiki bir tehlike ile karsi karsiya birakacaktir. Bu sekilde ikiye taksim edilmis olan Almanya ve Korea, benim bu gorusumu kuvvetle tasdik eden canli misallerdir. Bugun gerek Bati Almanyada ve gerekse Dogu Almanyada yekdigerine dusman kesilmis olan halk, her gun korku icerisinde karsi tarafin kendi uzerlerine yagacagi taarruzu beklemektedir. Koreada ise vaziyet daha korkunctur. Bu misaller bize, ikiye taksim etmenin iyi neticeler vermedigini, bilakis dunyanin karsisina bilahere tedavisi imkansizlasak olan tehlikeli yaralar cikardigini acikca gostermektedir. Su halde, Atlantik Paktinin iki uyesi Turk ve Yunan milletleri arasinda boyle bir vaziyet ihdas etmek, Yakin Doguda yeni bir Korea icad etmek olacaktirki; bu hareket Atlantik Pakti camiasi icersinde ve dunyanin cok nazik bir bolgesinde dunya sulhunu birinci derecede tehlikeye dusurecektir. Bu itibarla, benim bu mevzuda hazirlamis oldugum Plani gozden gecirmeden once "Taksim Plani" uzerinde bir karar vermemenizi rica etmekteyim. 1953 senesinden beri Almanyada bulunmakta olan bir Turkum. 40 yasindayim. Meslegim gazeteciliktir. Ve halen bir Alman gazetesinde meslegimle istigal etmekteyim. Bu mesele ile dogrudan dogruya alakali bir millete mensup olmaktan baska, ayrica dunya sulhunu dusunen her insan gibi, ben de uzun zamandan beri Kibris Meselesi ile alakadar oldum. Ve bu hususta uzun calismalardan sonra bir plan hazirladim. Bu plan uzerindeki calismalarima baslamadan once su 16 millete mensup kisilerle konustum: (Almanya, Amerika, Belcika, Fransa, Hollanda, Hindistan, Indonezya, Ingiltere, Iran, Isvec, Italya, Japonya, Pakistan, Turkiye, Yugoslavya, Yunanistan). Onlarin bu husustaki fikirlerini aldim. Turk-Ingiliz-Yunan munasebetlerini gozden gecirdim. Atlantik ve Balkan Paktlarinive dunyanin siyasi vaziyetini Kibris Meselesi zaviyesinden tekrar tetkik ettim. Ayrica dunyanin diger taraflarinda bu meselenin benzeri olan diger meseleleri tahlil ve tetkik ettim. Ve neticede planimi hazirladim. Bu planin, Turkiye, Ingiltere ve Yunanistani oldugu gibi, diger butun sulhsever milletleri de memnun edecegine, dunya sulhuna numune teskil edecek derecede hizmette bulunacagina ve bu suretle Turkiye, Ingiltere ve Yunanistan arasindaki eski dostluk havasinin tekrar teessus edecegine inaniyorum. Planimi aciklamadan once bu husustaki cevabinizi bekledigimi ve gayemin dunya sulhuna bir hizmette bulunmak oldugunu zatialinize arzetmek isterim. Saygilarla Seyfeddin Akersin Not: Bu mektubun birer sureti, Ingiltere Basvekili MacMillan'a, Yunanistan Basvekili Karamanlise, Amerika Reisicumhuru Eisenhower'e, Hindistan Basvekili Nehru'ya ve UNO Genelsekreteri Hammarsjkold'e gonderilmistir. BCA 030.01.40.238.21 3.4.1957 Sayin Basvekil Adnan Menderes 1-Amerika sefirinin hukumeti namina ifade ettigi mulahazalara verilen cevabi okudum. Isabetli buldum. 2-Londra Sefirimizin bugun gelen 43 numarali sifre telgrafini mutalaa buyurmus olacaksiniz. Munderecatini cok ehemmiyetli buldugum bu telgraf uzerinde durmamiz ve acele bir karara varmamiz lazimgelmektedir. 3-Butun bu meselelerdeki milli hissiyatimizi ve Turk umumi efkarinin derin alakasini Amerika ve Ingiltere'ye aksettirmek faydali olacaktir. Muhabbetlerimle. Celal Bayar [ILLUSTRATIONS OMITTED] BCA 030.01.40.238.21 3.4.1957 Sayin Reisicumhura 1-Yuksek takdirinize mazhar olan Kibris maselesi hakkinda U.S.A. Hukumetine cevabimizi kelimesi kelimesine bizzat kendim yazdim. 2-Hadiselerin inkisafi ve Makarios'un mahut beyanati bizi daha siki bir vaziyet almaya ve acele beyanat yapmaga sevketmekde ise de Amerika hukumetinin boyle bir mesele hakkinda dostane ve mahremane muzakerelrde bulunmak arzusunu izhar etmesi uzerine bugun verdigimiz cevabin Amerika Hukumetinin henuz eline dahi vasil olmadan bizim kat'i veya tamamlayici beyanatta bulunmamizin siyasi nezakete ve aramizdaki yakin dostluk ve karsilikli samimi yardimlasma icaplarina belki de pek uygun dusmiyeceginden dolayi pek kisa bir muddet icin ne bir beyanat ne bir tesebbus yapmamanin dogru olacagini dusunmekteyim. 3-Ancak hic de mukabelesiz kalmamasi maksadiyle Makarios'un beyanatini yayinlamasi sirasinda A.A.na ayni zamanda bir not da yayinlamasi talimatini verdim. Suphesiz manzurualiniz bu notu da bizzat kendim yazdim. 4-Buyruldugu vech uzere Londra Sefaretimizden alinan sifre ehemmiyetli ve dikkate sayandir. Ancak uzerimde bir surpriz tesiri yapmadi. Cunki bu yazilan seyleri esasen ya biliyor, ya tahmin ediyor idik. 5-Mahaza vaziyeti ve bu sifreyi yine de dikkatle inceliyerek varacagimiz neticeyi yarin ergec zati Devletlerine arzetmis olurum. 6-Sansolye Adenauer ile muhim gorusmemiz oldu. Avdetimde arzedrim. Kendisine tarafi devletlerinden selam ve muhabbetlerinizi ifade ettim. Sukran ve tazim hislerini bildirmemi benden rica etti. 7-Yarin sabahleyin 9.30 da Eskisehir'e hareket edecegiz. Geceyi Eskisehir'de gecirip ertesi gunu Bilecik'e ugrayarak aksama insaallah Ankara'ya donmus olacagim. 8-Muhabbetve tazimle ellerinizden operim. Basvekil Adnan Menderes [ILLUSTRATIONS OMITTED] BCA 030.01.40.238.21 3.4.1957 Sayin Basvekil Adnan Menderes'e 1-Cevabi mesajinizi okudum. Tesekkur ederim. Amerikalilar hakkindaki mutalaaniz dogrudur. Ben de ayni seyi dusunmustum. Diger hususlar icin hazirlanarak kisa bir muddet beklememiz daha dogru olur. 2-Selametle tesrifinize intizar etmekteyim. Muhabbetle Gozlerinizden operim. Celal Bayar BCA 030.01.50.303.2 Ankara 8 Nisan 1957 D.P. Meclis Grup Baskanligina Son haftalar zarfinda kritik bir safhaya giren Kibris davasinda Yunanistan Parlamenter faaliyetlerden mada, kiralindan kundura boyacisina, Bas papazindan kilise zangocuna kadar bir avazdan haykirip ve elbirligi ile calisirken Turkiye'nin gosterdigi butun reaksiyon, Hukumetin Resmiyet ve protokol cercevesi icinde kalmaga mecbur oldugu diplomatik faagiyete munhasir kalmaktadir. Son hadiselerin inkisaf seyri bize bir kere daha gostermistir k Garp Dunyasi vakialara, memleketlerdeki reaksiyonlarin derecesile olcmekte, hukum ve kararlarini da ona gore vermektedir. Su hale gore, Hukumetimiz kendisine dusen vazifeyi kendi fonksiyon ve salahiyetlerinin hududlari icind ifaya calisirken B.M.M. ince de geregi gibi bir reaksiyon gosterilmesi luzumuna kanaat getirmis bulunuyorum. Bunun icin de en muessir yolun, Mecliste Kibris mevzuu uzerine umumi bir muzakere acilmasi olduguna kaniim. Bu taktirde hukumet Kibris meselesi uzerindeki noktai nazarini etrafile izah eder, onu takiben soz alacak iktidar ve muhalefet hatipleri Turkiye'nin bu mevzudaki hassasiyet ve azmini belirterek hukumetin hatti hareketini tasvip ve politikasini sonuna kadar destekleyecegini ifade eder. Bu sik tasvip edildigi taktirde, Kibris mevzuunda umumi muzakere acilmasi hakkindaki takririmin Meclis Riyasetine sunulmasini, aksi taktirde sozlu sorusmun muameleye konulmasini rica ederim. O taktirde ise; vekilin cevabim dinledikten sonra 1814 den beri Turkiye ile Ingiltere arasinda cereyan eden siyasi munasebetlerin tarihcesini, sonra bir tahkilini yaparak Ataturk'den ve bilhassa 1950 den beri Ingilizlerle olan siyasi munasebetlerimizde Turkiye'nin gosterdigi sadakat ve fedakarligi ve bu ugur a katlandigimiz fedakarliklari tebaruz ettirecek ve buna mukabil Ingilizlerden, bilhassa Kibris meselesinde hiyanete maruz kaldigimizi belirtecek ve neticede gerek Britanya, gerek Yunanistan'la olan munasebetlerimizin gozden gecirilmesini isteyecegim. Keyfiyeti saygilarimla Grup Idare Heyetinin tasvibine arzederim. Antalya Mebusu Dr. Burhanettin Onat BCA 030.01.38.227.10 27.IV. 1957 TURKIYE BUYUK MILLET MECLISI UMUMI KATIPLIGI KANUNLAR MUDURLUGU Turkiye Buyuk Millet Meclisi Riyasetine Hukumetin Kibris meselesinde simdiye kadar yekdigerini takiben benimsedigi ve umumi efkara aksettirdigi muhtelif tezler, asagida belirtilen sekilde anlasilmis bulunmaktadir. a) Adanin Milletlerarasi statusu ve Ada halkinin mukadderati hakkinda, Hukumetin gorusleri son senelerde uc ayri safha arzetmistir. 24 Agustos 1955 tarihine kadar, Turk Hariciyesi, Kibris davasini yalniz Ingiltereyi ilgilendirmesi gereken bir dahili mesele olarak vasiflandirmis ve Yunanistan da dahil oldugu halde diger her hangi bir Devletin Ada uzerinde bir iddia besliyebilecegini kabul etmemistir. Basvekilin 24 Agustos 1955 de Istanbulda soyledigi nutuk ve onu takiben Hariciye Vekaleti Vekilinin Londrada Kibris ve Dogu Akdeniz meselelerine dair cereyan eden konferansta yaptigi mudahaleler, ihitilafin seyrinde yeni bir merhale teskil etmistir. Kibris davasinin munhasiran Ingiltereyi alakalandirmasi gereken dahili bir mesele olduguna dair senelerden beri ileri surulen kanaat bu tarihten itibaren birakilmis, Ada uzerinde Turkiyenin hayati kiymet tasiyan haklari bulundugu tesbit olunmus ve Ingilterenin hukumranlik hakkindan ancak ve yalniz Turkiye lehine vazgecebilecegi en kati lisanla ifade edilmistir. Buyuk Britanya Mustemlekeler Nazirinin gecen sene memleketimize yaptigi ziyaretten sonra, bir defa daha, Hukumetin gorusunu degistirdigi musahede edilmistir. Basvekil, bu ziyaretle alakali olan 21 Aralik 1956 tarihli beyanatindan itibaren, hukumetin bundan boyle Adayi Yunanistanla bolusmeye taraftar bulundugunu mutaaddit vesilelerle tekrarlamistir. b) Adanin dahili idare rejiminde yapilmasi bahismevzuu olan degisiklikler hakkinda da, Hukumet simdiye kadar birbirinden farkli iki noktayi nazar uzerinde durmustur. 1955 eylulunde, Londra Konferansinda konusan Hariciye Vekaleti Vekili tedhiscilik durduruldugu, din adamlarinin siyasete karismasi onlendigi, Turklere ve rumlara esit siyasi temsil hakki tanindigi ve ada mukadderatini rum ekseriyetin karariyle tayin talebinden vazgecildigi takdirde, muhtar bir idare kurulmasini Turkiyenin kabul edebilecegini belirtmistir. Basvekil ise, 21 Aralik 1956 da, Hukumetin bu sartlardan en muhimleri uzerinde daha evvel oldugu kadar kuvvetle israr etmiyecegi intibaini uyandiran bir beyanat vermistir. Bu beyanatta, rum ekseriyetinin karari ile ada mukadderatini tayin tesebbuslerinden vazgecilmesine dair ileri surdugumuz sart yerine getirilmeden muhtariyet projesini Hukumetin muzakereye basliyabilecegini mutazammin bir ifade kullanildigi dikkati cekmistir. Hukumetim muzakerelere zemin teskil edebilecek vasifta gordugu Radcliffe projesi ise, kendi cemaatlerini ilgilendiren kanunlari degistirmek hususunda Parlamento Rum Grupuna tam salahiyet tanidigi halde, Turk mebuslarinin ayni imkani temin edebilmelerini ekseriyet zumresinin takdirine veya umumi valinin muvafakatine bagli birakmistir. Anayasa projesi, siyasi temsil sisteminde, Turklerle Rumlar arasinda musavat kurulmasini prensip itibariyle derpis etmemistir. Kibris mevzuunda, Hukumetce takip olunan bu siyasetin tereddut uyandiran ve aydinlatilmasi gereken cepheleri sunlardir: 1-24 Agustos 1955 tarihine kadar, Turkiyenin Kibris davasina verdigi ehemmiyeti dunya umumi efkarina ilan etmekten Hukumeti alikoyan sebepler; 2-Yukanistan baslangictanberi anlasmayi kolaylastirmak uzere her hangi bir tavizde bulunmadigi ve taleplerinde itidale zerrece yaklasmadigi halde, 21 Aralik 1956 da Hukumeti Ingiltereden sarih teminat almaksizin tek tarafli bir kararla Yunanistanin ilhak iddiasini kismen kabul etmege ve Adanin bolusulmesini istemege sevkeden amiller; 3-muteaddit defalar Turk tezinde yapilan degisikliklerin, istikrarsiz bir siyaset takip edilmesinin ve 24 Agustos 1955 de tam bir katiyetle ifade edilen noktai nazardan donulmesinin davada vaziyetimizi zayif dusurebilecek bir tesir yaratip yaratmadigi; 4-Hukumeti Radcliffe projesini muzakerelere esas tutmaga sevkeden sebepler; 5-Buyuk Britanyanin Kibris meselesinde simdiye kadar takip ettigi siyasete dair Hukumetin dusundukleri; Buyuk Britanya tarafindan takip edilen siyasette vukua gelen temevvuclerin Yunan tezine yarayacak bir istikamet almasini onlemek uzere Hukumetin ittihaz ettigi veya etmek tasavvurunda oldugu tedbirler; 6-Kibris Turklerini Yunan idaresi altina dusmekten koruyacak bir hal cevresi lehine Birlesik Amerikanin dunya umumi efkari onunde acik vaziyet almasinin sebepleri; Birlesik Amerikayi Kibrista Turk menfaatlerini destekleyici bir siyasete kazanmak uzere Hukumetin yaptigi ve yapmak tasavvurunda oldugu tesebbusler; 7-Yunanistanin butun imkan ve vasitalari kullanarak senelerdenberi giristigi kesif propaganda faaliyetine ayni kuvvetle mukabeleden Hukumeti alikoyan engeller; Propaganda faaliyetinin ihmal edilmesinden ve yabanci memleketler umumi efkari uzerinde islememesinden dogan mahzurla; 8-Son hadiseler muvacehesinde, Hukumetin Kibrista muhtariyet idaresini hala kabili tatbik gorup gormedigi ; 9-Buyuk Britanya Kibrisin taksimini sadece bir ihtimal, fakat her hal ve karda simdi tatbiki bahis mevzuu olmiyacak bir ihtimal olarak gordugunu beyan etmis bulundugu dikkate alinmak suretiyle, bu mevzuda Ingiltere ile aramizdaki noktai nazar farkinin izahi ; 10-On iki Ada ve Bati Trakya'da yasayan Turklere tatbik edilen gayrimusavi, ayirici ve parcalayici muameleler karsisinda Hukumetin almagi dusundugu tedbirler ve milletlerarasi tesekkuller nezdinde yapmagi derpis eyledigi tesebbusler; 11-Yunanistan'in Kibris uzerindeki talepleri, Lozan Muahedesinin Dogu Akdeniz havzasinda tesis ettigi muvazeneyi degistirecek bir mahiyet tasidigina ve Turkiye ile Yunanistan arasindaki meseleler Kibris isinden ibaret bulunmayip bu ihtilaf daha sumullu bir davanin bir cuz'u olduguna gore, Hukumet gerek Kibris, gerek sahillerimize mucavir Yunanistan idaresindeki adalar (ezcumle On iki Ada) ve gerek Bati Trakya'da Turk ve Yunan menfaatlerini en adilane ve ahnekli bir suretle halletmek uzere tesebbuse gecmek hususunda dusundukleri; 12-Milletlerarasi itibarimiz, Kibris Turklerinin hukuk ve emniyeti, dogu Akdeniz muvazenesi ve NATO tesanudunun icaplari bakimindan kat'i tesirler yaratacak ve devamli izler birakacak olan bu davada, Turkiyenin sesini Milli tesanudden kuvvet alarak dunyaya duyurmak ve Kibris siyasetinin istikrarli ve muessir bir seyir almasini temin etmek uzere Hukumetin bir hazirligi olup olmadigi; Kibris meselesinde, hadiselerin takip ettigi seyri etrafli surette tahlil imkanini verecek ve takip edilen siyasetteki istikamet degisikliklerini mucip sebepleriyle izaha vesile hazirlayacak bir umumi muzakere acilmasi icin, henuz Hukumet tarafindan herhangi bir tesebbus yapilmadigi malumdur. Harici meselelerde de en yuksek salahiyet ve karar merci olan Turkiye Buyuk Millet Meclisinde, bu mevzuun gorusulmesine memleket menfaatleri bakimindan zaruret bulundugu asikardir. Bu itibarla, Muhalefet sozculerinin de soz alabilecekleri acik veya gizli bir celsede, Kibris meselesine dair umumi bir muzakere acilmasinin temin olunmasini rica ederim. Hurriyet Partisi Meclis Grupu Reis Vekili Urfa Mebusu Feridun Ergin Asli Gibidir BCA 030.01.38.227.11 INGILTERE'NIN TURK DOSTLARI. 4/Mayis tarihli ECONOMIST dergisi diyor ki: "Turkler (statiko veya Turk hakimiyeti) yerine Kibris'in taksimi tezini kabul etmekle Kibris meselesinde bir anlasmaya varmak hususunda Yununlilardan cok daha uzlasici olduklarini bilfiil gostermislerdir. Fakat, Kibris meselesinde Turklerin hayati menfaatlerinin nazari itibare alinmadigina kanaat getirirlerse Ingiltere ile olan munasebetlerinin mahiyeti kacinilmaz olarak butun butun degisecektir." "Turk-Ingiliz munasebetleri, gecenlerde Ankara'da gorulen pek istisnai toz firtinasi gibi mustesna bir buhran gecirdi, hatta bu buhranin silinmesi guc izler birakmasi da muhtemel goruldu. Bu, Kibris hakkindaki Turk hissiyatinin bugunku kuvvetini ve derecesini acikca gostermistir." "Kibris Turkler icin Anadolu yaylasinin denizde 40 mil ayrilmis olan bir devamidir. Her Turk dahili politikadaki fikri ne olursa olsun Kibris meselesinin nihai hal caresi uzerinde tamamen mutabiktir. Adanin Yunan hakimiyetin-e gecmesine asla tahammulu yoktur." "Turkiye Basvekili, Makarios'un serbest birakilmasini muteakip Turkiye'de duyulan umumi infial firtinasinin kontrol altindan cikmamasi icin siki tedbirler aldi. Bu tedbirler ve Menderes'in, Makarios'un Atina'da kabul edilisini takbih aden beyannamesinde Turkiye'nin Ingiltere ile olan munasebetlerinden (cok dostane) kelimeleriyle atifta bulunmasi gosteriyor ki Turk harici politikasinda Ingiltere dostlugu buyuk ehemmiyetini muhafaza etmektedir." "Turkler (Statiko veya Turk hakimiyeti) yerine Kibris'in taksimi tezini kabul etmekle Kibris meselsinde bir anlasmaya varmak hususunda Yunanlilardan cok daha uzlasici olduklarini bilfiil gostermislerdir. Fakat, Kibris meselesinde Turklerin hayati menfaatlerinin nazar itibare alinmadigina kanaat getirirlerse Ingiltere ile olan munasebetlerinin mahiyeti kacinilmaz olarak butun butun degisecektir." [4/5/1957] BCA 030.01.38.227.13 9/V/1957 Basvekalete Ingiltere Hukumeti adina Kibris Adasinin taksimine mutaallik olarak yapilmis herhangi bir taahhudun mevcut olup olmadigina dair Burdur Mebusu Fethi Celikbas tarafindan verilen ve Yuksek Makaminiza tevcih olunan tahriri sual takririnin tipkisi ilisik olarak sunulmustur. T.B.M.M. Reisi Turkiye Buyuk Millet Meclisi Riyasetine Asagidaki sualimin Basvekil tarafindan yazili olarak cevaplandirilmasinin teminini saygilarimla rica ederim. Burdur Mebusu Fethi Celikbas Sayin Basvekil, 3 Mayis 1957 gunu Bursa'da Kibris mevzuunda soylemis oldugu bir nutukta, (Anadolu Ajansina atfen 4 Mayis 1957 tarihli Zafer Gazetesinde okudugumuza gore), su beyanda bulunmustur: "Ingiltere taksime taraftar olmus, bu hususta acik beyanat yapmis ve Hukumetimize teminat vermis bulunuyor." Umumi efkarimizi cok yakindan ilgilendiren bu mevzuda, Ingiltere Hukumeti mensuplarinin ve temsilcilerinin bugune kadar umuma aciklanmis olan beyanlarina gore, adadaki Turk ve Yunan Cemaatlarinin, halkin kendi mukadderatini tayin hakkinin istimali hususunda musavi muameleye tabi tutulacaklari; ancak, taksimin, bu musaviligin tahakkuku bakimindan sadece bir ihtimal ve her halde kisa bir zaman zarfinda derpis edilmesi mevzuubahis olmayan bir ihtimal oldugu bilinmekte ve taksim mevzuunda memleketimize karsi Ingiltere tarafindan yapilmis herhangi bir taahhudun mevcudiyeti malum bulunmamaktadir. Halbuki, bu meselede, Ingiltere Hukumetinin hatti hareketinin her noktasinin bilinmesindeki faide asikardir. Bu itibarla, Ingiltere Hukumeti adina adanin taksimine mutaallik olarak yapilmis herhangi bir taahhut var midir ve tarihi nedir? Mahzur yoksa, mevzuubahis taahhude ait metnin aciklanmasi. Aslina uygundur. BCA 030.01.38.227.14 T.C. HARICIYE VEKALETI Umumi Katiplik Kalemi No.7 UMUMi KATIBIN YAPTIGI MULAKAT PROSEVERBALI Tarih: 14 Mayis 1957 Muhatap: Yugoslav Sefiri Mevzu: Kibris Bugun nezdime gelen Yugoslav Sefiri mutad nezaket cumlelerinden sonra son defa Belgrad'da bulundugu sirada Devlet Reisi ve Hariciye Naziri ile turk-yugoslav munasebetleri hakkinda gorusmeler yapmis oldugunu ve her ikisinin de bu munasebetleri gelistirmeyi pek luzumlu addettiklerini ve iki devletin uzerinde anlasamadiklari noktalarin bu musabetlerin gelismesine mani tesgil etmemesi icabettigini,Balkan Pakti icindeki tesriki mesainin malum sebebler dolayisile sekteye ugramis bulundugunu,ancak Yugoslavya'nin bundan mes'ul tutulmayacagini ve herhalde bu tesriki mesainin mumkun sahalarda Inkisafini arzu ettiklerini soledi.Bu fikrini tavzihen,munasebetlerin siklastirilmasi mevzuunda iktisadi,kulturel ve sportif sahalarda faaliyet gosterebilecegini ifade ederek bu hususta kendisine yardim etmememizi rica etti. Sefire cevaban,Balkan Pakti cercevesi icerisinde toplantilara yeniden baslanmasini arzu ettigimizi oteden beri kendilerine ifade etmis oldugumuzu,ancak Yunanistan'in Kibris meselesinde takip etmekte oldugu menfi tavir ve Yugoslavya'nin da yunanlilara karsi mumasatkarlik gostermesi yuzundenYaktin en muhum cephesi ile ilgili faaliyetlerin akamete ugramis bulundugunu,butun mesuliyetin Yunanistan'la kendilerine raci oldugunu soylemedim ve sozu Kibris meselesine getirerek:'Bu iste bir muttefik olarak yapaabileceginiz asgari sey bitaraf kalmak idi.Halbuki tamamiyle Yunanistan'i desteklediniz.Son Birlesmis Milletler toplantisinda yunanlilar lehinde en mufrid bayan ve hareketlerde bulundunuz.Boyle bi hatti hareket takip etmekle herhalde ne Balkan Paktina,ne turk-yugoslav ve ne de turk-yunan munasabetlerine hizmet etmis olmadiniz' dedim. Sefir buna cevaban,yuksek prensipleri mudafaadan ileri birsey yapmadiklarini,Yugoslavya'nin Kibris meselesine karismayi istemedigini, ancak self-determination prensibi mezuubahis oldugu zaman bunun lehinde bulunmamazlik edemeyecegini ve her halukarda bu mevzudaki hatti hareketlerinin Turkiye'nin ve Kibris li Turklerin menfaatleri aleyhine muteveccih olmadigini soyledi. Bunun uzerine kendisine sunlari soyledi:'Bu izahlariniz beni asla tatmin etmis degildir.Kibris Turkiye icin milli bir meseledir.Yunanistan'in bu gune kadar takip ettigi gaye Enosis veya self-determination prensibinin kendi goruslerine gore tatbiki yoliyle adanin ilhakina matufdur.Su halde yunanlilari bu hatti hareketlerinde desteklemekle bizim icin milli dava olan Kibris meselesinde Turkiye ve Kibrisli Turklerin menfaatleri aleyhine bir tavir takinmis oluyorsunuz.Su halde,bitarafliktan nasil bahsedebiliriniz? Gayeniz hakikaten self-determination prensibini desteklemekten ibaret idisye,Birlesmis Milletlerin son toplantisinda zuhur etmis bununan guzel firsattan faydalabilirdiniz.Bildiginiz gibi,Turkiye,self-determination hakkinin adadaki iki cemaate ayri ayri ve musavi sartlar altinda taninmasi prensibini ileri surmustur.Turkiye'nin bu tezini desteklemekle self-determination prensibi muvahecesindeki durumunuzu mahfuz tutmus hem de Turkiye ile Yunanistan arasinda bitaraf bir hatti hareket takip etmis olurdunuz' dedim. Buyuk Elci,Yugoslavya'nin cesitli irklardan murekkep bir devlet oldugu keyfiyeti gozonunde bulundurulursa,self-determination hakkinda muhletif cemaatlerin ayri ayri Istifade etmeleri prensibini memleketinin desteklemesine imkan olmadigini baska bir zaviyeden de anlasilacagini ve her halukarda niyetlerinin Kibris meselesine fazla karismamak ve Turkiye ile Yunanistan arasindaki ihtilafin halline intizar etmekten ibaret kalacagini ifade ettikten sonra,ileride her iki devlet bir arzu izhar ettikleri taktirde uzlastirma temini hususunda da Yugoslavya'nin gayret sarfedebilecegini ilave eyledi. Buyuk Elciye cevaben dedim ki:"Bu meselenin disinda kalmaniz herhalde en hayirli bir tarzi hareket olacakdir.Turkiye'ye gelince Basvekilimiz son Bursa beyanati ile bu milli dava muvahecesindeki durumumuzu bir kere daha dunya efkari onunde tasrih ve teyit etmistir: Adadaki iki cemaatin artik herhangi bir idari sekil altinda bir arada yasamalarina imkan yoktur.Kibris'daki iki cemaatin sulh ve sukun icinde yasamasi ve Turkiye ile Yunanistan arasindaki musabetlerin duzelmesi ancak adanin taksimi suretile mumkun olabilir.Boyle bir netice butun hur dunyanin menfaatlerine de olacakdir. "Yugoslavya ile Turkiye arasinda kulturel ve sair musabetler idame ve inkisafina gelince,bu musabetlerin simdiye kadar normal bir seyir takip etmis oldugunu saniyorum.Buna herhangi bir mani varit degildir.Mesela,daha yakin zamanlarda bir spor takimimiz Belgrad'a gitti.Sizden de buraya zaman zaman bazi gruplar gelmektedir.Sanat sahasinda da durum aynidir.Sayet bu neviden sonra ziyaretler hakkinda yeni firsat ve imkanlar mevcut ise bunlari da birer birer bize bildiriniz.Her zaman oldugu gibi alakali Dairelerce ele alanir.Herhalde bu gibi temaslarin devaminda herhangi bir mahzur mevcut olmadigini size teyit edebilirim"dedim. Sefir sozlerini bitirmis ve ayrilmak uzere iken ustunde durmak istemiyormus gibi bir eda ile tekrar Kibris mevzuuna avdet ederek yakin zamanlarda Observer gazetesinde ileri surulen istiklal fikri hakkinda ne dusundugumuzu sordu. Kendisine,istiklal fikrini [okunamadi],Amerikalilara son defa verdigimiz Muhtiradaki mutalealara istinaden ifade eyledim,ve bu ve buna benzer formullerin Enosis'e goturen mutasavvit yollardan ibaret bulunmasi itibarile Turk Hukumetince asla sayani kabul olmadigini ve taksimden gayri Kibris icin herhangi bir hal caresi bulunmadigini tekrar eyledim. Sefir,"demek bu istiklal formulunu sayani kabul olmiyan bir formul olarak telakki ediyorsunuz"dedi. Cevaben,"evet oyledir"dedim. Bu kat'i ifadeden sonra artik sozu uzatmadi ve veda ederek ayrildi. Saygilarimla arz ederim. BCA 030.01.133.862.9 MENDERES EOKA ILE GORUSMEgE MUHALIF Anthony Nutting sabik Ingiliz Hariciye Nazir Muavini New York Herald Tirubune'un hususi muharriridir ve kendisi halen Akdeniz ve Simali Afrika turu yapmaktadir. Anthony Nutting tarafindan Ankara, Turkiye, 20 Mart- Turkler, Kibrista tethiscilik teskilati olan EOKA nin mutareke teklifi uzerinde durmuyorlar. Bu husus kendisiyle bir saatlik samimi ve acik gorusmede bulundugum Turkiye Basvekili Adnan Menderes tarafindan bana sarahaten ifade edildi. Menderes, bu teklifte, surgunde bulunan Baspiskopos Makarios'u ortaya koyarak hemen hemen sindirilmis olan tedhiscilere, o sayani dikkat kudretlerini yeniden elde edilmeleri icin bir nefes alma zamani temin etmeye matuf tipik bir yunan siyasi manevrasi nazariyle bakmatadir. O, Baspiskopos Makarios'la ne Londra'da ne de baskabir yerde asla gorusmege istirak etmeyecektir. Bay Menderes,Ingilizlerin, Birlesmis Milletler kararina uyarak hareket etmeleri gerektigi fikrindedir. Turkiye, bu karari, Kibris anayasasi meselesini ve mustakbel statusunu uc Hukumetin halletmeleri gerektigi yolunda tefsir etmektedir. Baspiskopos Makarios, ancak EOKA tamamen temizlendikten ve bu tedhiscilik yeniden basliyamaz hale getirildikten sonra serbest birakilabilir. Baspiskopos'un herhangi bir Konferansta Kibris'in mukadderatinin hakemi oldugunu iddia etmesini musaade edilmemelidir. Turkiye'nin bu tutumu, kismen, konferans masasinda, Kibrisdaki turk liderlerinin Baspiskopos Makarios'un siyasi kurnazligi ile yarisamayacaklari hususinda duyduklari mazur gorulebilir endisenin neticesidir. Fakat, yasli siyasi hasmi, sabik Reisicumhur Ismet Inonu de dahil, butun Turkler gibi B.Menderes yunanlilara hicbir vechile itimad etmemektedir. Ve yunanlilari ve Baspiskopos'un, yeni muhtar anayasayi, Kibris'i Yunanistanla birlestirmek demek olan ENOSIS'i tahakkuk ettirecek bir vasitadan baska birsey icin istediklerine bir an bile inanmaktadir. Turkiye ilhaki hic bir vakit kabul edemez. Basvekilin belirttigi gibi, Turkler Ingilizlerin adada kalip idaresini daimi olarak deruhte etmelerini tercih ederler. Fakat, Ingilizler adayi bir gun terkedecekler ise, o zaman, Kibris taksim edilmelidir. Self-Determination tatbik edilecek olursa, bu, Turk cemaatine Turkiye ile birlesmek hakkini bahsetmelidir. Taksimin tehlikelerini, gucluklerini ve mahzurlarini kendisine izah etme hic bir netice vermedi. B. Menderes, turk efkariumumiyesinin, turk sahilleri etrafinda yunan hukumranligi altindaki adalarin son halkasini tamamlamak demek olan ENOSIS'i hic bir zaman kabul etmiyecegini azimle ve kat'i bir sekilde beyan etti. Turk efkariumumiyesi, yunan hakimiyeti altinda, diger bir turk ekaliyeti ihdasina musamaha etmeyecektir. Harpler de dahil uzun tecrube yillari, turklere bircok aci dersler vermistir. Dunya efkariumumiyesi muvacehesinde, Ingiltere'nin menfi tavir takinmasina imkan bulamayacagini ileri surerek mutareke teklifi isigi altinda nasil hareket etme gerektigi hususunda fikrini sordum. B.Menderes'in fikrince, Buyuk Britanya'nin ve Turkiye'nin durumlari kuvvetlidir. Turkiye'nin Radcliff Anayasasinin kabul, halbuki Yunanistan'in bunu red etmis oldugunu belirtti. Turkiye, Kibris'da sulh ve nizamin yeniden tesisi icin yapilan gayretlere katilmaktadir. Halbuki Yunanistan tedhiscilige yardim etmektedir." dedi. Turkiyenin tutumunun muspet ve yapici oldugunu israrla beyan ettikten sonra, degisiklik olmak uzere, "neden bir kerre de Yunanistan yapici bir harekette bulunmasin" diye sordu. B.Menderes, yunan mutareke teklifini, Ingilizlerin, buna, uc Hukumetin katilacagi bir konferansa mutedair mukabil teklifte bulunmak suretiyle red etmeleri gerektigini soyledi. Eger Yunanistan bu konferans teklifini red eder ve mesleyi Baspiskopos Maarios'un halletmesi hususunda israr eylerse, bu, Yunanistan'in, Kibrislilarin intizam icinde terakkilerini degil, sadece Kibris'i dupeduz ilhaki dusundugunu dunyaya gosterecektir. O zaman, tedhiscileri, yunanlilari, ve Baspiskopos maglubiyeti kabul edinceye kadar tedhisciler uzerinde baskiyi devam ettirmekte Ingiltere tamamen hakli ve mazur gorulecektir. [21/6/1957] BCA 030.01.6.35.7 Hindistandan 12.7.57 tarihinde Sitangshu Bhuson Mitro adli bir sahis tarafindan Basbakana yazilan bir mektupta, ucuncu bir dunya Harbine sebebiyet vermemek icin dunya yuzundeki butun itilaflaflarin sulhle halledilmesini ve Kibris mes'elesinde de Turkiyenin Yunanistanla anlasma yolunu tutmasini, bunun halli icinde Yunanistan, Yogoslavya ve Turkiye arasinda toplantilarin yapilmasi icabettigini; B. Milletlerin silahsizlanma mevzuunda bir karara varmis olmasini buyuk bir memnuniyetle karsiladigini bildiriyor. Bir digeri ile itilaf halinde olan her memlekete boyle bir mektup yazmis oldugunu bildiriyor. [ILLUSTRATIONS OMITTED] BCA 030.01.7.39.2 TELGRAF LT = TURKISH PRIME MINISTER ZURICHSWITZERLAND NICOSIA, 5/2/59 BU TARIHI GUNDE KIBRIS TURKLERI DAVALARININ AZIMLI VE DIRAYETLI ELLERINIZDE BULUNMASINDAN HUZUR ICINDEDIRLER STOP HAKLARIMIZI SON HADDINE KADAR KORUYACAGINIZA VE BIZI RUM TAHAKKUMUNE TERKETMEYECEGINIZE KATI INANCIMIZ VARDIR STOP KIBRIS TUKLERI TEK VUCUT OLARAK ITIMAD VE BAGLILIKLARINI BILDIRI HURMETLERINI SUNARLAR BASARILAR DILERLER = DOKTOR KUCUK VE RAUF DENKTAS+ BCA 030.01.7.39.2 TELGRAF HIS EXCELLENCY MR ADNAN MENDERES TURKISH PRIME MINISTER ZURICH LONDON, 6/2/59 KIBRIS DAVAMIZIN KUDRETLI ELLERINIZDE MILLETCE OZLEDIGIMIZ BASARILINETICEYE ULASTIRACAGINIZDAN EMINOLARK INGILTEREDEKI TURKLER ADINA CANDAN MUVAFAKIYETLER DILER BUVESILEILE DERINSEVGIVE BAGLILIGIMIZI TEYID EDERIZ = CYPRUS IS TURKISH ASSOCIATION CHAIRMAN MAHMUT SINAN+ BCA 030.01.7.39.6 14.2.959 Maarif musaviri docent oldugu anlasilan mektup sahibi, Sayin Basvelimizin Kibris Meselesinde attigi isabetli adimi ogmekte ve tipki Almanlarin yaptiklari gibi halki ikiye bolmekten kacinilmasi icabettigini, cunku emniyet bakimindan Kibrista iki halk gurubunun yekdigerine ihtiyaci oldugunu belirtmektedir. Muteakiben, a)Dini ve b)Milli muhalefetin ortadan kaldirilmasi meselesine temas eden mektup sahibi, sulh ve sukun olmaksizin doviz celbedici bulunan turist akininin imkansizligina isaret ederek, o halde Kibrislilarin iktisadi dusunceleri milli ve dini ihtilafa son verecektir, demektedir. Bundan sonra fanatik bir izahata giriserek, heriki tarafin da allaha inandiklarini ve allahin insanlardan diger insanlari takdir etmeyi, onalra saygi gosterip, yardim etmeyi istedigini, binaenaleyh birbirimizle yuzlerce sene ahenk icinde yasamamiz icabettigini, aksi halde bizi yekdigerimize karsi koruyacak ucuncu bir kuvvete--ister Ingilterev olsun, isterse NATO olsun-ihtiyac hasil oldugunu ifade etmektedir. Burada, iki mukemmel arabulucuyu ve yardimcilarini, her cemiyette muayyen bir olcude mevcut bulunan ve Sizler icin tehlikeli olabilecek asiri taasuba karsin ikaz etmeden son vermek istemiyorum. Su da mumkun ki, Turklerin ve Yunanlilarin saldirgan niyetlere karsi muttefiken ve daha muvaffakiyetli olarak savunmakicin aralarindaki nizaya son vermelerinden memnun olmayan Dogu Devleti, bu kabil milli ve dini mutaasiplardan faydalanir. Saygilarimla Not: Mektup sahibi ilisik listede, kendine ait eserlerin isim ve fiatlarini vermektedir. Bu eserler psikoloji ve felsefeye aittirler. BCA 030.01.7.39.6 Alfred Leopold Muller Baden-Baden, Langestn 38 14.2.59 Exzellenz, Hochgeehrter Herr Ministerprasident Menderes! Sie haben die Warnzeichen Ihrer Zeit verstanden! Haben fur den Frieden gearbeitet in friedloser Zeit: Ihr Name wird in der Geschichte mit Ehren genannt werden: denn Friede ernahrt,--Unfriede verzehrt! So wie wir Deutsche die Spaltung Deutschelands vermeiden, mussen , so musseten Sie die Spaltung Cyperns vermeiden, weil ein jeder Cyprer den andern Cyprer braucht, weil der turkische Teil den griechischen Bevolkerungsteil und der griechische den turkischen sohon zu seinen Schutze braucht bei der Kleinheit des Landes, denn je kleiner ein Staat, um so schwerer vermag er seine wirtsohaftliche, und politische Selbstandigkeit zu erhalten. Es interessiert mich als Historiker und Geograph ausserordentlich, wie Sie die beiden Hauptgefahren a b b a u e n werden: a) die nationale b) die religiose Gernerschaft. Forderlich ware der Aufbau eines cyprischen Nationalgefuhle ohne Fremdenhass (" kommt und schaut Euch unsere wunderschone Heimat an ! Wir werden Frieden bewahren !") Ohne Friedenssicherung ist der Geld bringende Touristen strom nicht denkbar. Hier konnte also der wirtschaftliche Sinn der Cyprer die volkische und religiose Streitsucht dampfen. Es interesstertb mich, ob Sie den Gedanken der T o l e r a n z fur tragbar und nutzlich halten. Losst sich das Ziel freundschaftlichster Zusammenarbeit vielleicht mit dem Hinweis auf den Schopfer und Erhalter, auf die Erhabene K r a f t, die uns ins Leben rief und uns taglich lebendig und gesund erhalt, Auf sicheren Grund stellen; denn das Religiose reicht uberall in tiefste Wertschicten ! BCA 030.01.7.39.8 [ILLUSTRATION OMITTED] Gannice Foster'in Kibris Meselesi ile ilgili olarak Adnan Menderes'e mektubu. BCA 030.01.7.39.12 10 Mart 1959 Ekselans Turkiye Basbakani Sayin Adnan Menderese ANKARA-TURKIYE Sayin Bay, Ahiren Zurihte Ekselans yunan Basbakani Sayin K.Karamanliile birlikte imza ettiniz muahedeile iki millet arasindaki tereddut hitam bulmustur. Bu calismaniz yuzunden, yeniden Yunan-Turk milletlerin mukadderatini bitistirmege muvaffak oldugunuzdan, alttaki imza sahibi Dr. Apostolos Orfanidis Yunan-Turk Birligi namina candan tebrik eder. Dernegimiz 20 yildanberi Ataturk-Venizelos muahedelerinden sonra kurulmustur. Asirlarca birlikte yasamis iki millet dostlugunun iyi bir sey oldugunu bilzat taktir ettiginizi, ve onun ogurunda yilmazcasina calistiginizden mutesekkuruz. Dernegimizda bu gaye icin calismistir. Son zamanda meydana cikan Kibris mes'elesi yuzunden birbirne iyi bilen ve seven Yunan-Turk milletlerin dostlugundan mahzun olan muttefiklerimiz bircok seylerin bibirine karismasina ve ikidost milletin ayrimasina sebeb olduklarina buyuk teessufla gorduk. Mekur muvakkat muskulati meydana cikaran mes'ele, simdi sayenizde husn neticeye varmistir, ve dostlugumuz yeniden ileriye yoruyecektir. Bu muakase devam ettilce her iki millete zarar vermistir. Isbirlikse iki millet icin faydali olacaktir. Sahillerimizi ayni deniz sulari cucakliyor. Su halde iki millet birlesik olursak dostlarimizin itimadina ve dusmenlerimizin dusuncelerine hayiz olacaiz. Birlesik kalirsak milletlerimize sulh ve selamet temin etmemiz muhakkatir. Bu gunlerde Londrada vuku bulan sayan teesuf ve aci ucak kazasindan kurtuldugunuz boyuk sevincle duyduk. Turkiyenin iyiligi icin dayma sihatta bulunmanizi Cenab Allahtan istirham ederiz. Yunan-Turk Birligi Dernegi namina, Baskani Dr.Apostolos Orfanidis BCA 030.01.21.121.4 Istanbul, Londra Hotel 1 Nisan 1959 Pek muhterem Basvekilimiz Adnan Menderes Beyefendi; siyasi hayatimda Zatialilerinden her vakit gordugum yuksek yardim ve teveccuhlerden cesaret alarak birkac satirla maruzatimi arzetmege musaadelerinizi reca ve istirham eylerim. Arkadasim Dr. Fazil Kucuk,un 1957 yilinda bana karsi takindigi menfi hareketlere ve saldirisa sukutla mukabele ettim. Yapilan tavsiyeleri kabul ederek Federasyon secimlerinde namzetligimi koymadim. Ve Federasyon Baskanligindan cekildim. Milli davamizin menfaati bakimindan her turlu sahsiyet ve cekismegi uygun bulmiyarak sukutu faydali buldum ve sukut ettim. Halada ediyorum. Sayin Etem Menderes ve Sayin Namik Gedik beylerle o zaman yapmis oldugum temaslarda kendileri ile mutabik kalarak tavsiyelerine buyuk itina ve sadakat gosterdim. Mamafih iyi niyetle yapmis oldugum sukut ve butun fedakarliklar, Kibris Halkina, gizli veya asikar gayretlerle aleyhime tevcih edilerek, leke surmek icin rakiplerime firsat ve cesaret kaynagi oldu. Beni halk nazarinda dusurmek icin sinsi sinsi her turlu yalan ve iftirada bulundular. Hatta ticarethanemi yaktirmak ve musterilerimi tehdid etmek gibi tavsiyelerde bulundular. Zatialilerine ve buyuklerimize olan sarsilmaz itimadim ve bagliligim hic bir vakit yuksek teveccuhlerinizden uzak kalmiyacagim dusuncesini verdigi icin , Kendimi mudafaa ve hakikatleri aciklamagi musait zaman ve musaadelerinizi almaga biraktim. Bu gun buyuk uzuntu duyarak Zatialilerine icimi dokerken maruzatimi yuksek adaletinize sunmak firsatini buldugum icin mutmain olmaktayim. Bilvesile arzi ihtiamat[?] ile ellerinizden operim. En derin saygilarimla Kibris Turk Kurumlari Federasyonu Sabik Baskani A. Faiz Kaymak BCA 030.01.7.39.23 28 Avril 1959 Monsieur, Me referant a votre lettre datee du 19 Mars 1959 j'ail le plaisir de vous informer que le President du Conseil de la Republique de Turquie, Monsieur Adnan Menderes,m m'a charge de vous transmettreson appreciation et remerciements pour les voeux et sentiment's que vous avez justement exprime's dans votre poesie pour l'amittie greco-turque. Veuillez agreer, Monsieur, l'expression de mes sentiments distinques. Monsieur N.P. Polychronics, Kalymnou 14, Athenes. Ercument Yavuzalp, Directeur Adjoint. Excellence, Je me refere a ma lettre du II Novembre 1952 sous le pli de laquelle je vous envoyais incluse, cette meme pauvre poesie, de nouveau ci-jointa, sur I' anitie Turco-Grecque dedise a votre Excellence aussi bien qu'a leurs Excellences,le President de la Republique Turque et le Docteur Fouad Kioprulu. Vous n'avez pes alors daigne m'honorer de votre reponse ainsi que l'ont fait vos illustres collaborateurs. C'etait alors l'neureux temps ou toute la Grece a cru sincerement a la securite de l'edifice Turco-Grec dont les pierres fondamentales avaient ete posees par les deux grands rivaux, morts deja dans le reve de cette amitie qui mettrait fin l'hostilite de presque dix siecles qui separait nos braves peuples. Je ne suis que le plus humble des Hellenes, mains en ecrivant cette poesie je sentais en ce moment, que je representais par l'elan de mon coeur l'amitie totale du peuple Grec. Les evenements du 5 Octobre 1955, vinrent obscurcir l'horizon par la fumee des incendies et l'etendue de la haine centre nos homogenes. La question de Chypre, deja Republique Turco-Grecque nous a menes dans une impasse, dont la seule issue dannait dans une fosse ou allait s'abimer definitivement cette belle amitie, qui dans l'histoire n'aurait que la reputation posthume de la vie d'une rose. Heureusement, Dieu a voulu autrement et surtout il a voulu que vous sortiez sain et sauf du monceau des decombres d'une effroyable catastrophe. Car, admettant que ce coup du destin, cemence d'un demon de malheur, n'avait pour but que de vous oter la vie, nous ne pouvons qu'accepter que seule la Puissance de l'omnipotent vous a protege, en atendant vers vous sa main longanime. Tout et pensant ces jours la a ce miracle, je me represantais par mes yeux de pere, la scene emouvante de votre rencontre avec vos charmants jeunen enfants et je vous assure que ces yeux, devinrent humides devant ce tableau plein de larmes et de joie tremblante, vu que les ailes de la mort planaient encore comme un terrible couchemar tout autour de vos ames, incertaines de croire, a la certitude d'un si inoui bonheur. Mon President. Failes ainsi que votre Peuple aimat le Notre car tout nous unit et rien ne nous separe. Habituez vous a croise a l'amitie Turco-Grecque. Donnez des conseils pour que Chypre devienne une democratie heureuse Turco-Grecque. Respectez le savant Patriarche Athenagoras qui est mis sur le trone de l'Orthodoxie par la grace de Dieu et la volonte de Mohamed le Conquerur meme, car son coeur est partage entre la Turquie et son troupeau chretien de race Grecque. Ainsi, Dieu qui vous a reconduit sain et sauf dans les bras de votre Patrie, va combler vos jours du plas grand bonheur par la tendresse de vos enfants, et de pleine gloire de la part de votre Pays pour les grands services que vous lui avez rendus, en ces temps, que la moitie de l'humanite envisage le poison mental ou la folie qui possede l'esprit de l'antre moitie. Ma modeste poesie n'est que l'issu d'un simple incident personel, vu que pour arriver a la floraison d'une amitie Turco-grecque il fallait que je trouve dans la passe quelque contenu amical et n'y trouvant rien, j' ai pris comme point de depart le melange de mon propre sang, dans une bataille, avec votre sang. Tout et priant Dieu d'effacer de votre esprit le plus vite possible l'image de la mort falcifere, dont le dessein fut trahi, veuillez agreer mon illustre Enfant de la Turquie mes voeux de bonheur et mes hommages les plus respecteux. N.P. Polychronis Kalymnou 14, Athenes Grece BCA 030.01.69.438.8 27.8.1959 Muhterem Nihat erim Beyefendi Kibris Anayasasinin hazirlanmasi calismalarinin devam ettigi su gunlerde, Cemaatlar arasindaki munasebetlerin, maksadi ve neticeyi iskal ve talil edebilecek bazi ihtilatlar yaratmasi ihtimali karsisinda, Basvekilimizin emirleriyle, Rauf Denktas ve Kibris Milli Genclik Teskilati Reisi Celal Hordan hukumetle temas etmek uzere Turkiye'ye davet edildiler. Kendileriyle Hariciye Vekilinden baska evveli ben bilahare Basvekil Beyefendi gorustu, bu konusmalarin sekli, seyri ve neticesinden Zatialinizi de haberdar etmeyi faydali mutalaa ettik: 1-Son gunlerde Zurih anlasmasini muteakip, Adadaki Rum Cemaat liderlerinin kurduklari yeni teskilat ile, Turk'lerin iktisadi sahada, ticari hayatta, kendilerine yeter hale gelmelerini onlemek maksadiyle, giristikleri soylenen ve bir nevi KOK hareketlerini andiran tesebbusler karsisinda, bir mukavemet hareketi olarak , Milli Genclik teskilatinin suratle koylere kadar yayilmasi ve Turk'den Turk'e prensibi ile bir nevi boykot hareketine tesebbus etmeleri, cemaatlar arasindaki munasebetleri gerginlestirmis ve anayasa muzakerelerinin cereyan ettigi su gunlerde, bu karsi taraf icin, maksatli bir sikayet mevzuu haline getirilmistir. Bu hususta Rauf Denktas ve Celal Hordan'dan luzumlu malumati almis bulunuyoruz. 2-30 Agustoa Zafet Bayraminin kutlama merasimine Turkiye'den dacet edilmis olan isimler arasinda, buradaki Turkiye Milli Talebe Federasyonu mensuplarindan baska, Bahir Ersoy ve Behcet Kemal Caglar'in da yer almis olmasi Hukumetin dikkatini cekmis, bazi huviyet ve temayulleri ile cok iyi bilinen bu insanlarin sukunet ve hatta dostluk havasi icinde istihsal edebilecegimiz musbet neticeleri,yapacaklari tahriklerle talil ve hatta aleyhe cevirebilecekleri hakli olarak dusunulmus, bu sene Kibris'ta kutlanacak olan 30 Agustos bayraminin sadece Turk-Yunan dostlugunu tesis ve tarsin maksadina hasru tahsis edilmesinin her iki tarafin calismalarini teshil edecek ve Zurih anlasmasi esaslari dahilinde neticenin bir an evvel alinabilmesini temin edecek yapici tedbirlerden biri olacagi hususu kendilerine telkin ve ifade edilmistir. 3-Kibris meselesinin, bugun karsilikli ve komitacilik zihniyetiyle teskilatlanma yolundan halledilemiyecegine, bunun artik devletler meselesi haline gelmis oldugunu, isin bu seviyede mutalaa edilerek Turk Hukumetinin bu mevzuda takip edecegi politikanin cizdigi istikamette hareketin zaruri olacagi, haklarimizin istihsalinde bugune kadar tahammul, sabir ve vekar ile beynelmilel alemde tesis etmis oldugu itimat ve itibarin, bundan boyle de devam ettirilmesinin tek cikar ve bize yakisir bir yol oldugu, bunu bozmak isteyen ve bu anlasmanin islemez bir vesika oldugunu ilk gunden itibaren iddia ve mudafaa edenleri umit ve emellerinde muvaffak kilmamak icin cok dikkatli ve dusmanlik seklinde degil, aksine dostluk istikametinde agrossif hareket etmege mecbur oldugumuz kendilerine bildirildi. 4-ve nihayet Kibris'a maksatli partizanlarin el atarak bu milli savayi zaafa ugratmalarina ve Kibrislilarin kendi aralarinda parcalanmasina hicbir suretle imkan verilmememsini bu hususta, bilhassa kendilerinin cok dikkatli ve titiz hareket etmelerini, buna butun gucumuzle biz de mani olacagimizi bildirdik. Muhterem Basvekilimizin yaptiklari gorusmenin ana hatlari arzettigim bu esaslar icinde hulasa edilebilir. Bu gorusmelerden sonra Rauf Denktas ve Celal Hordan'in Kibris'taki tutumlarinin, Basvekilimizin kendilerine telkin ettikleri sekilde olacagini arzu ve umit etmekteyiz. Donuslerinde Zatialinize de Istanbul temasina dair kendi gorus ve intibalarini anlatacaklardir. Bu vesileyle sevgilerimi sunarim. Saygilarimla. Dahiliye Vekili Dr. Namik Gedik BCA. 030.01.123.791.10 TELGRAF LT SAYIN BASVEKILIMIZ ADNAN MENDERES ANKARA NICOSIA, 5/10/59 BUGUNKU TOPLANTIMIZ MUNASEBETIYLE KURULUMUZ SAHSINIZA HURMETIMIZE VE MILLETIMIZE SARSILMAZ BAGLILIKLARINI AREDER HURMETLE ELLERINIZDEN OPERIZ KIBRIS TURK HEKIMLER BIRLIGI GENEL KURULU++++++ BCA 030.01.123.791.10 TELGRAF LT. SAYIN ADNAN MENDERES BASVEKIL ANKARA NICOSIA, 26/10/ [1959?] KIBRIS TURK KURUMLARI FEDERASYONUNUN ONBIRINCI YILLIK GENEL KONGRESINDE HAZIR BULUNAN VE KIBRISIN BILUMUM KOY VE KASABALARINI TEMSIL EDEN DELEGENIN ITTIFAK KARARI ILE ANAVATANIMIZA VE SIZ BUYUKLERIMIZE OLAN SARSILMAZ BAGLILIGIMIZ VE BU ON SENE ZARFINDA KIBRIS TURKLERINE HER SAHADA ESIRGEMEDIGINIZ MADDI VE MANEVI YARDIMLARINIZA SUKRANLARIMIZI ARZ EDER HURMETLER ELLERINIZDEN OPERIZ RAUF DENKTAS BASKAN BCA. 030.01.123.791.10 TEL 26.10.1959 Sayin Rauf Denktas Kibris Turk Kurumlari Federasyonu Baskani Nicosia Telgrafinizi buyuk bir memnuniyetle aldim. Federasyonun 11. yillik Genel Kurul toplantisinda izhar edilen samimi duygulariniza tesekkur ederim. Buyuk bir vekar ve anlayisli bir hava icinde cereyan etmis olan toplantinizdan dolayi sizleri tebrik eder, hayirli olmasi temennisiyle muhabbetlerimi sunarim. Basvekil Adnan Menderes Asli gibidir. BCA 030.01.21.121.12 AKARSU, BAF-KIBRIS 28 Aralik, 1959 Ekselans Adnan Menderes, Basbakan, Ankara-Turkiye. Efendim, Ben asagida imza sahibi, Kibrista Baf Kazasinin Akarsu koyunden Niazi Hasim, asagidaki sikayetimi tarafiniza iletmek cesaretini gosterdigim icin herseyden once beni mazur gormenizi reca ederim. 1958 yili icinde Kiprista vukubulan Turk-Rum kavgalari esnasinda ben de diger butun koylulerim gibi evlerimizi terk ederek liderlerimizin gosterdigi, Lefkosa kazasinda bir yere yerlestim. Durum duzelip koye dondugumuz zaman evlerimizin yakildigini ekili tarlalarimizin tahrip edildigini gorduk. Isimi terkedip kacmak zorunda kaldigim icin issiz kalmis hayvanlarimin bircogu da oldu. On iki kisilik ailemi gecindirmek icin elimde hicbir imkan kalmamisti. Durumu liderlerimize bildirdigim zaman bana 75 liralik bir yardim yapildi. Bu para ile geriye kalannhayvanlarima yem aldim. Bir muddet sonra hayvanlarimin bir kismi daha olunce geriye kalan hayvanlarim bizi gecindirmeyi bir kat daha guclestirdi. Durumu tekrar liderlerimize bildirmek mecburiyetinde kaldim. Aldigim cevapta bana hicbir yardimda bulunulamayacagini bildirdiler. Diger taraftan zarar gorenler icin Ingiltere Hukumetinin yapmis oldugu 22.000 liralik yardimdan diger koylulerime verildigi halde bana hicbir yardimda bulunulmamistir. Simdi oniki kisilik ailemle harap bir kucuk odada mecburiyetindeyim. Kain babam ve kain validemi de gecindirmem icap ediyor. Bu durumda issiz evsiz ve ondort kisiyi gecindirmek mecburiyetindeyim. Icinde bulundugum kotu durumu size bildirmis bulunuyorum. Bu durumdan kurtulmami sizlerin kararina birakirken karariniz ne olursa olsun memnun kalacagimi belirtmek isterim. Saygilarimla, (Niazi Hasim) BCA 030.01.60.373.12 * Elliniki Enosis'in Idare Hey'eti Odasinda Bulunan Evraktan: Basvekalet Basin Umumi Mudurlugunden Gurbette yasayan Helenler, Noel ve Yilbasi munasebetiyle size nimet ve saadetler temenni etmek firsatini buldugumdan dolayi kendimi mes'ut addetmekteyim. Dunyanin neresinde bulunursaniz bulunun, kurremizin hangi kosesinde calisirsaniz calisin, vatanimiza karsi beslediginiz taabbudu sonmeden muhafaza etmektesiniz. Vatanimizin mazisine yakisan bir tarzda genislemesi ve tanrinin ona tahsis etmis oldugu vazifeyi tahakkuk ettirmesi cumlenizin sonmez emelleri oldugunu biliyorum. Bunu siz de ispat etmis bulunuyorsunuz. Gurbet Hellenligi, daima ve her firsatta, atesli vatanperverligini ispat etmistir. Bu sebepten, Gurbet Hellenliginin anavatani ziyaretinin gunden gune siklastigini gordukce, bizde yeni yeni umitler dogmakta ve Hellenligin sarsilmaz ve sonmez vahdetini gordukce itminan ve memnunluk hisleri artmaktadir. Zira Gurbet Hellenliginde vatanin istikbaline karsi derin idealler, emeller, arzular, hedef ve imanlar gormekteyiz. Bu gunku durum kolay degildir. Dahili problemlerimiz mevcut bulundugu gibi, mukaddes Kibris meselesi ugrunda da mucahede ve mucadele etmekteyiz. Yunan milletinin refahi icin bunlarin halledileceginden emin bulundugumuz gibi, kurtulmamis Hellenlerin mevcut bulundugu her turlu istikametteki emellerimizin de tahakkuk edeceginden eminiz. Bu sayede millet zafere kavusacak ve hak yerini bulacaktir. Yetisir ki, butun Gurbet Hellenligi bir tek emel ugrunda calismakta devam etsin: Vatanimizi buyuk ve sanli bir seviyeye yukseltmek emeli. G.Y. RALLIS Basvekalet Nezdinde Vekil Not: Bu varakaya uc tane suret eklenmis olduguna bakilirsa, bunun teksir edilerek dagitildigi meydana cikar. Esasen dernek merkezinde iki tane teksir makinesi mevcuttur.
-15-
3. 2 Adet 1948 tahvili 5000 li kupur
4. 3 " " " 1000 "
5. 2 " " " 500 "
6 1 " amortisman sandigi 100 "
7 " 1955 " "
7 1 " " " 500 "
8 14 " " " 1000 "
9 6 " 1953 Istikrazi 1000 "
Altin, bankanot, tahvilat olarak takriben (200) bin lira cikmistir. Halbuki dernegin hesaplarini gosteren (15/3) numarali vesikada (84, 186, 29) lira olarak gorulmektedir. Yunan Baskonsoloslugu Kancilari HRISTO'nun yazili ifadesinin birinci maddesinin sonlarinda soyle demektedir: CEMIYETIN HASILAT VE TAHVILATINI DA BASKONSOLOS MURAKABE EDER. BIR COK YOLLARLA TOPLANAN BU PARANIN BIR KISMI (MILLI GAYE) ye SARFEDILMEK UZERE AYRILIRDI. Mumaileyhin (2) maddesindeki (Kibris faaliyeti) gecen teskilatlara nasil para gonderildigini soyle tamamlamaktadir: ENOSIS'IN ADLARI GECEN YARDIM TESKILATLARINA GONDERDIGI PARALAR BASKONSOLOSUN KURMUS OLDUGU HUSUSI BIR TESKILAT VASITASIYLE GONDERILIRDI. EVVELA BU PARALAR TESKILAT VASITASIYLE DOVIZE CEVRILIR VE YINE BU TESKILAT VASITASIYLE, BASKA MEMLEKETLER KANALIYLE YUNANISTAN VE KIBRIS'A GONDERILIR. BUYUK BIR KISMI ISE ALTIN OLARAK GONDERILIRDI. BU HUSUSLAR GIZLI KASADA SAKLANAN DEFTERLERDE ZIKREDILMEKTEDIR. g) ENOSIS'IN MERKEZI TURKIYE DISINDAKI TESKILATLA MUSTEREK FAALIYETI Bu faa liyete ait elimizde (5/1-5/2-5/3-5/4-5/5-5/6-5/7-5/8-5/9-5/ 10-5/11-5/12-5/13-5/14-5/15-5/16-5/17-5/18-5/19-5/20) numarali (20) vesika gecmistir. Bunlar tarih sirasiyle mutalaa edilirse birinci vesikada Gurbet Hellenligi Teskilatinin Paris'teki merkezinden Enosis'e, yakinda Atina'da yapilacak kongreye istiraklarini istiyor. Ikinci vesika Helen Birliginin bu davete yazdigi cevap. Ucuncu vesika mezkur kongreye ait muzakereleri kararlastirmak uzere Enosis'in secme (53) azasi icin hazirladigi davetnamedir. Bu azalari Yunanistan'da yapilacak Panhelenik kongreyi muzakere etmek uzere 24. Ekim 1950 sali gunu saat (19. 30) da davet eden hazirlanmis davetname, dorduncu vesika [belge sona ermektedir.] Guidelines for Submission of Manuscripts 1. The Journal of Cyprus Studies publishes articles in English and Turkish, and in accordance with the principles expressed in its Editorial Policy. It is understood that manuscripts submitted to the JCS for consideration have not been published previously, in part or in whole, and are not simultaneously under consideration for publication elsewhere. The ideas and opinions expressed in articles published in the Journal are the sole responsibility of the author(s), and do not reflect the views and policies of the Centre for Cyprus Studies or Eastern Mediterranean University. Responsibility for copyright permissions rests with the author(s). 2. A manuscript will be accepted for publication only if the editors and/or the editorial board, as well as the referee(s) agree that it should be. 3. Manuscripts should be sent to the editor either i) on a disk as a Microsoft Word (or a Word compatible) document or ii) as an e-mail attachment. 4. The following should be included in the body of the e-mail: title of the paper, your name and postal address, your institutional affiliation, daytime telephone and fax numbers (if available). An abstract (maximum 200 words) should be included as a separate document. Please provide, under the abstract, between 3 and 8 keywords for your manuscript. 5. There is no strict word limit for articles, but we prefer to publish articles that are between 6,000 and 10,000 words (including notes). 6. The manuscript should be prepared for blind review: The author's name and institutional affiliation are not to appear, so described, in the manuscript. Such information should appear only on the cover letter, which must be on a separate page. References to the author's own work must be cast in such a way that they do not reveal the author's identity. We recommend simply replacing the entire reference, including title and facts of publication, with an expression such as Author's article, Author's book, Author's book 2, etc. Acknowledgements that could allow a reader to deduce the author's identity must be removed for the initial review. 7. The Manuscript should be properly formatted. The entire manuscript (including notes, quotes, and formulae) should be double-spaced. The entire manuscript should be in 'Times New Roman' font, 12pt. All pages must be numbered. Notes should be placed at the end of the manuscript. Manuscripts should conform to The Chicago Manual of Style, 15th ed. See our style sheet below. 8. Style Sheet a. Use endnotes, not footnotes. b. Use italics, not underlining, for book and journal titles. c. For well-known cities, omit state/country name from facts of publication. d. Omit the abbreviations 'p.' and 'pp.' for page numbers. e. See the Chicago Manual of Style, 15th edition, for detailed information; examples of reference types are shown below. Journal article Stephen Yablo, "Mental Causation," Philosophical Review 101 (1992): 245-80. Book Samuel Scheffler, Human Morality (New York: Oxford University Press, 1992), 25-30. Article in a book John W. Houck, "Stories and Culture in Business Life," in A Virtuous Life in Business: Stories of Courage and Integrity in the Corporate World, ed. Oliver F. Williams and John W. Houck (Lanham, Md.: Rowman & Littlefield, 1992), 129-38. Note: For repeated references, do not use 'op. cit.'--use a short title instead (e.g., Yablo, "Mental Causation"). You may use 'ibid.' (not italicized) where appropriate. If you make many references to a single work, you may (and are encouraged to) give bibliographic information in a note at the first such reference, and then, for subsequent references, give page numbers only, in parentheses, run into the main text. The subsequent references are run into the text, enclosed in parentheses, like so: (Yablo 1992, 248-52). The author's name may be omitted if it is clearly implied by context. Note the distinction between 'Yablo 1992', which refers to a work, and 'Yablo (1992)', which is a reference to Yablo the person, followed by a parenthetical reference to one of Yablo's works. Abbreviations. Most abbreviations should be spelled out and rendered in English. Emphasis. Use italics, not underlining. Quotation marks. Use double quotation marks for quoted material run into the text, and for irony and other literary purposes. Use single quotation marks for quoted material within a quotation and to mention linguistic expressions. Spelling. Use American spelling. For further information see: http://jcs.emu.edu.tr Yazi Gondermek Isteyen Yazarlarin Dikkatine 1. Kibris Arastirmalari Dergisi, Derginin Amaci bolumunde belirtilen ilkeler dogrultusunda Turkce ve Ingilizce makaleler yayinlar. Dergide basilacak yazi ve makalelerin iceriginin ozgun olmasi, daha once hicbir yerde yayimlanmamis, hali hazirda baska bir dergide degerlendirme asamasinda olmamasi ve yayin haklarinin verilmemis olmasi gerekmektedir. Dergide yayinlanan makalelerde ifade edilen inanc, gorus ve fikirler tamamen yazar veya yazarlara ait olup, Kibris Arastirmalari Merkezi veya Dogu Akdeniz Universitesi'nin goruslerini ve genel politikasini yansitmaz. Yazinin icindeki malzemelerle ilgili telif haklarinin elde edilmesi yazar veya yazarlarin sorumlulugundadir. 2. Bir yazi ancak editor, yayin kurulu ve hakemler tarafindan uygun goruldugu takdirde yayinlanacak. 3. Yazilar editore ya Microsoft Word, ya da Microsoft Word uyumlu bir programda yazilmis olarak i) cd uzerinde, ya da ii) e-posta baglantili gonderilmelidir. 4. Yazarlar adlarini, yazinin basligini, hangi kurumda calistiklarini, posta adresi, telefon ve faks numaralarini ve e-posta adreslerini yazidan bagimsiz olarak ayri bir sayfada gondermeliler. Bununla birlikte 200 kelimeyi asmayacak sekilde Ingilizce ve Turkce (mumkunse) ozetler ve altina 3-8 kelimeden olusan anahtar kelimeler yaziya eklenmelidir. 5. Kesin bir kelime kisitlamasi olmasa da metin ve notlar birlikte 6000-10000 kelime arasi olmasi tercih edilmektedir. 6. Degerlendirmeye alinan makalelerin yazarlari ve hakemlerin karsilikli olarak isimleri gizli tutulur. Degerlendirmedeki gizlilik esasi icin makalede yazarin adi ve calistigi kurum gecmemelidir. Bu bilgiler sadece gonderilen elektronik posta mektubunda yer almalidir. Degerlendirmeye gidecek makalede yazarin kendisine yaptigi referanslar yazarin kimligini aciga cikartmayacak sekilde verilmelidir. Butun referanslari ayni sekilde verip yazarin adi yerine sadece Yazarin makalesi, yazarin kitabi ve yazarin kitabi 2 gibi verilmesi yeterli olacaktir. Yazarin kimligini aciga cikartacak tesekkur notlari makalenin ilk gonderiminde yer almamalidir. 7. Degerlendirmeye goderilen yazilar asagidaki belirtilen format olcutlerine uygun olmalidir: Ana metin: 12 punto, "Times New Roman" karakterde, iki (2) aralikla yazilmalidir. Kaynaklara gondermeler dipnot olarak makalenin sonunda velilmelidir. Yayin icin goderilen makaleler Chicago Manuel of Style, 15inci Basim, uygun olmalidir. Butun sayfalar numaralandirilmalidir. 8. Kaynaklara referans a. Dipnotlari makalenin sonunda verilmelidir. b. Kitap ve dergi isimleri icin italik kullanilmalidir. c. Basim bilgilerinde bilindik sehirler icin eyalet ve devlet isimleri yazilmamalidir. d. Bibliyografik notlar icin asagida verilen bazi orneklerde oldugu gibi Chicago Manuel of Style (15. basim) kullanilmalidir. Sureli yayinlar: Stephen Yablo, "Mental Causation," Philosophical Review 101 (1992): 245-80. Kitaplar: Samuel Scheffler, Human Morality (New York: Oxford University Press, 1992), 25-30. Kitap icinde makale: John W. Houck, "Stories and Culture in Business Life," A Virtuous Life in Business: Stories of Courage and Integrity in the Corporate World, der. Oliver F. Williams ve John W. Houck (Lanham, Md.: Rowman & Littlefield, 1992), 129-38. Not: Tekrarlayan referanslar icin 'op. cit.' kullanilmamali, bunun yerine kisa isim kullanilmali (ornegin, Yablo, "Mental Causation"). Eger ayni kaynaga bircok kez atifta bulunuyorsaniz bibliyografik bilgileri ilk sefer bir notta verdikten sonra ayrac icinde sayfa numaralarini ana metnin icinde vermeniz tavsiye edilir. Ayrac icindeki sira soyle olmalidir: yazar(lar)in soyadi, kaynagin yili, sayfa numaralari. Karsilasilabilecek farkli durumlar soyle orneklenebilir: (Yablo 1992, 248-52). Eger yazarin ismi acik bir sekilde geciyorsa metnin icinde yazarin ismi yazilmayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta 'Yablo 1992' (bir esere referans verir) ve 'Yablo (1992)' (bir yazara ve parantez icinde onun bir eserine referans verir) arasindaki farktir. Kisaltmalar. Kisaltmalar ilk acik halleriyle yazilmalidir. Vurgu. Italik kullanilmali. Tirnak Isarareti. Alinti ironi ve diger edebi amaclar icin cift tirnak isareti kullanilmali. Tek tirnak isareti alintinin icinde alinti varsa ve dilbilimsel terminoloji icin gerekliyse kullanilmali. Detayli bilgi icin bkz.: http://jcs.emu.edu.tr * Bu belgenin uzerinde muhtemelen arsiv gorevlileri tarafindan dusulmus "Eksik Belge" ibaresi bulunmaktadir. |
|
||||||||||||

Printer friendly
Cite/link
Email
Feedback
Reader Opinion